Özgür Politika Gazetesi Hakkinda!

 Özgür Politika saygin  günlük bir Kürd tabanli gazetedir. Yayin dili Türkce’dir. Ben Kürdce bilmeyen bir Kürd kültüründen INSAN olarak Özgür Politika’yi bundan bir kac yil önce tesadüffen kesf ettim. Iyi ki oldu. Nerdeyse o günden bugüne Özgür Politika’yi ara sira okumaya basladim. Özgür Politika’da beni rahatsiz eden, Özgür Politika’nin Kürd Politikasi yapan, her Kürd kültüründen insana acik olan bir günlük Kürd Gazetesi degil, bir „örgütün” gazetesi gibi olmasiydi. Elbetteki taraf olacagiz, Özgür Politika’nin tarafi Kürd halkinin en ezilen kesimiydi, fakat PKK’de oldugu gibi Özgür Politika’da da particilik yapiliyor, bir halki bir bütün kucaklayan bir program cevresinde yayin yapmiyor, sadece „HALK” gördügü bir partinin taraftarlarinin düsüncelerini yansitiyor. Bu bence giderilmesi gereken büyük bir zaaftir.

Diger dünyadaki gazetelere bakiyorum ve ÖP ile kiyasliyorum. ÖP’nin geldigi nokta, bicim olarak olanaklari az oldugundan onlar kadar kaliteli olmasada, icerik olarak onlardan fazla eksik degil. ÖP Kürdistan’in bütün sinif ve tabakalardan Kürd kültüründen insanlari kucaklamadigindan tiraji düsük, sadece tek kutuplu particilik yapiyor. Özgür Politika bagimsiz, objektif günlük bir Kürd gazetesi degil, yukarida da belirttigim gibi bir „örgüt” gazetesi gibidir. Halbuki PKK’nin düsüncelerini onlarin yayin organlaridan okuyoruz. Serxwebun’da yazilanlarin basit bir dil ile sabahtan aksama kadar siradan halka pompalamak sadece can sikici degil, günlük bir gazetenin sinirinida asiyor.

ÖP’de benim Sayin Barzani, Talabani, Burkay ve benzeri diger insanlarimiza yer vermemesi, onlar ile söylesi yapmamasi ve taraftarlarina yer vermemesi büyük bir hata ve eksiklikti. Tabii ÖP’nin yayin politikasi böyle olunca diger Kürd kültüründe ve diger görüslerden olan insanlar ÖP’yi bir PKK’nin gazetesidir diye okumuyorlar. Bunlar bunu yapmakta sonuna kadar elbette haklidirlar.

Özgür Politika’da bir dönem yazan Sayin Yasar Kaya, Dr. Sirac Bilgin gibi degerli insanlarimizin terk etmesi beni oldukca üzdü. Neden dedim? Neden bizimde her tabaka ve siniftan tüm Kürdleri kucaklayacak günlük gazetemiz, televizyonlarimiz yoktur? Neden hep ayri duruyor, hep birlikte ayni sey icin mücadele edecegimize bir birimize karsi duruyoruz? Aramizda ki o büyük fark neydi? „Demokratik Cumhuriyet” mi, Sayin Öcalan mi? Neden tüm bunlarin tartismasini diger tüm Kürdlerin katilimini saglayarak yapamiyorduk ve sadece PKK’nin, yani bir partinin tabani ile sinirli tutuyorduk? “HALK” diyorsunuz, peki halk neredeydi? KDP/YNK/PSK/HAK-PAR’in tabanida sizce halk degil miydi?

Özgür Politika elbette kendine göre ezilenlerden yana tavir koymus, özgür düsünceden yanadir, ama PKK icerisinde düsünceye kursun sikildiginda ses cikarmamasi beni bir o kadar daha üzdü. Yani sen bir yandan kendine birsey reva görüyorsun, düsünce özgürlügü yüzünden tutuklanip iskence görüyorsun, eziyet cekiyorsun, diger yandan aynisini kendi icinde yapiyorsun? Dogrusu dostlarim, ben bunun mantiginin nerde olduguna bir türlü aklim ermedi. Bu muydu bunlarin Özgür Politika’dan, özgür düsünceden anladiklari?

Bunlar birde Avrupa’nin göbeginde gezete cikariyorlar. Neden? Cünkü burada düsünce özgürlügü, demokrasi vardir? Bunlar bunlara Türkiye’de nelerin basina geldigini bilmiyorlar mi?

Özgür Politika ve Medya TV kanla yogrulmus, büyük cabalar sonucu yaratilmis degerlerdir. Tüm bunlarin bir örgütün degilde bir halkin gazetesi ve televizyonu oldugunu, hep bir agizdan gercekten özgürce Kürd Politikasi yaptigini, Özgürlük ve Bagimsizligi haykirdigini düsünelim. Yani demek istedigim, tekerlegi yeniden icad etmenin geregi yoktur. Ben PKK’daki örgütlülüge hayrandim, ama diger taraftan bunlarin diger düsünceye saygi göstermemeleri, Sayin Dr. Sirac Bilgin, Yasar Kaya, Hasan Bildirici, Recep Marsli ve benzeri yüzlerce degerli insanimiza yer vermemeleri, bunlari halktan uzaklastirdi. Bu insanlarin düsündükleri o kadar mi kötüydü? Bunlar ne istiyorlardi? Benim de bir okurunuz olarak bunlarin düsüncelerini ögrenme hakkim yok muydu?

Dogru söyleyeyim: Son dönemlerde bende ÖP sadece onlarin görüsünü okumak icin artik günlük degil sadece bir kac kez internet üzeri okurdum. Ama eskiden gazeteyi her gün bizzat satin alirdim ki maddi yardimimda dokunsun.

Ben Talabani, Barzani, Burkay ve diger Kürd bölgelerinde olup bitenleri Özgür Politika’dan ögrenemiyordum. Yani sadece bir kanaldan PKK’nin görüsünü ögrenmek ve onun propagandasini yapmak icin bence günlük bir gazete yapilmaz. Bu tek kutuplu oldugu icin demokrasi, pluralizm degil bir nevi diktatörlüktür. Özgür ve bagimsiz bir gazete bence kendi görüsünden cok muhalefetin görüsüne daha yer vermeliydi. Bakin ben Almanya’da yasiyorum ve muhafazakarlarin gazetesi olan „Die Welt” gazetesine aboneyim. Kendim sosyal demokrat, yesilciyim. „Taz”‘in yaninda Frankfurter Rundschau’yuda daimi okurum. Yani simdi Özgür Politika bunlardan cok mu daha iyi ki, ben Özgür Politika’yi okuyayim? Ben Özgür Politika’yi esas olarak Kürdistan’da olup bitenleri ögrenmek icin okuyordum. Ama sizin bana sadece Kürdistan’in bir partisini degil onlarca diger partilerinin görüslerinide aktarmak göreviniz degil miydi?

Neden baskalarinin düsünceleriden korkuyoruz? Taban mi kaybedecegiz. Kaybolsun, dogru kanallar neyse oraya kaysin. Ama siz halkiniza degil düsmana hizmet ediyor, bize cile cektiren, katliam ettiren kemalizmi destekliyorsunuz? Halk nasil ve neden sizi okusun?

Özgürlük diyorsunuz ama kendi icerinizdeki muhalaefeti, bir bütün muhalefeti de kan ile bastiriyorsunuz? Bu mu demokrasi, özgürlük dediginiz? Dogrusu ögrenmek isterim.

Ama özgür ve günlük bir gazetede hersey olmaliydi. Müziginden Fizigine kadar, farkli düsünen, Kürdistan’in en ücra kösesinden yasiyan INSANa yer olmaliydi.

Bunlar bir yandan kendilerine „Özgür Politika” diyorlardi, 13 yasindaki cocugun baska düsündügü ve oldugu icin nasil kursuna dizildigini yaziyorlardi, özgür bireyden bahsediyorlardi, diger yandan aynisini yapan örnegin bir PKK’ye ses cikarmiyor, susuyorlardi. Tabii yayin politikaniz tek kutuplu olunca sizden baska kim okur sizi? Bence halki „aptallar”yerine koymak dogru degildir. Halk sadigimizdanda zekalidir. Önemli olan olanaklardir. Halkimiz sömürgeciligin baskisi ve zülmü yüzünden perisan düsmüs, olanaklari olamadigi icin hak arayamiyor. Onlarin gözünü acmak sizin göreviniz degil mi?

TC’de tek tip insan dedi, bizden yillarca bikmadan usanmadan, tek tip insan, tek bayrak, tek din diyerek ezdi, hirpaladi, harcadi, iskence etti, eziyet cektirdi ama ne oldu? Sonuc ortada. Hic yoktan yüzde sekseni okuma yazma dahi bilmeyen Kürdler ayakta. Bunun üzerine herkesin bence derin ve detayli düsünmesi gerekiyor.

Düsünüyorum öyleyse vurun!

Sayin Yasar Kaya, Dr. Sirac Bilgin, Hasan Bildirici, Recep Marasli ve bunlara benzer tüm insanlar neden imrali sürecinden sonrada bir günlük Kürd Gazetesi olan gazetede görüs belirtemiyor, Demokratik Cumhuriyeti tartisamiyor, anlasamiyorlardi? Nedense bizimkiler herseyi sifirdan baslamayi cok seviyorlar, ufak birseyde hemen ayriliyorlardi? Halbuki, Özgür Politika, Medya TV yüzünden kac kisi sehit düstü. Bu Kürdistan’in en fedakar, en iyi ve güzel insanlarimizin kaniyla yogrulmus degerleri aydinlarimiz nasil olurda sadece bir „ceteci örgüttcüge” terk ediyorlardi.

Özgür Politika yayin Politikasini tümden degistirmeli, sayfalarini 24′den 48′e cikarmali, „Frankfurter Rundschau” ve benzeri gibi gazeteler denginde halkina hizmet etmeye gelmeli ve her sinif ve tabakadan Kürd insanin görüsüne yer vermeli ki her kes Özgür Politika’yi bir Kürd gazetesi olarak her gün okusun, saygiyla karsilasin.

Özgür Politika ve Medya TV!

Gelin hep beraber BIR partiye ve BIR düsünceye degil halkimiza hizmet edelim. Farkliligimiz zenginligimiz olsun. Taraf olmaliyiz. Tarafimiz, ezilen halkimiz olmalidir, BIR GÖRÜS, BIR PARTI degil. Öyleki her kes sizi okusun, size baksin.

Dogrusu yaptiginiz simdiki politikayla sehit düsenlere, bu gazete ve televizyona büyük caba harcayanlara cok mu cok üzülüyorum.

Ama kör gözlere ve beyinlere asla!

Kürd medyasi kendsini yeniden düzenlemeli, halkina yönelmelidir. Gün birlik ve beraberlik günüdür. Kendi icinizde düsünceye kursun siktiginiz icin, yayin politikanizi degistimediginiz ve halkiniza hizmet etmediginiz ve yönelmediginiz sürece sizi siddetle protesto ediyor, kiniyor ve boykott ediyorum.

Alan Lezan, Berlin – 12. Ocak 2004

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: