Bilimsel Düsünmek ve Yazmak

Bilim latince scientia; ön bilgi, daha dogrusu bilim üretmek anlamina geliyor. Bilimsel calismak ise argümanlara dayanir. Tez ve anti-tez üretilmeden bilim yapilamaz. Yapilan bütün calismalar elestirmensiz olmaz. Ya da diger bilim insanlari tarafindan tartisilarak kabul veya reddedilmesi gerekir. Bilgi bir cok metodlara, örnegin tez ve anti-tez gibi dayanilarak üretilir. Amac konsensustur (ayni görüste olmak).

Bilim ve düsünmek olumlu kavramlardir. Yapilan calismalar okuyucuya, -eger bilimsel yazmayi ele alirsak- hem düsündürücü soru isaretleri, hem de bilgi vermelidir. Burada bilimsel yazi ve güncel yazilar arasinda büyük bir fark yoktur. Metodlar ögrenilirse, günlük yazilari dahi “bilimsel” yazabiliriz.

Bilim objektif olmalidir. Yapilan her calisma kuskusuz onu yapanin ic dünyasinida yansitir. Fakat bir fen bilimlerini düsünürsek, yapilan calismalar somut verilere dayandirmak mecburidir. Öte yandan sosyal bilimler örnegin subjektiftir. Bu nedenle sosyal/toplumsal bilimleri subjektiflikten kurtarmak gerekir diye düsünüyorum. Örnegin Türkiye’de Kürd adi ile bilinen bir halkin (ulusun) kendisi ve dili yillarca bilincli inkar edilmistir. Objektif var olan bir halkin varligi subjektif, yani bilincli inkar edilmistir. Bu tür seyleri bir bilim insani asla kabul edemez. Bunu yapan ve kabul eden bilim insani degildir.

Bilim elestiri ve özelestirinin kendisidir. Elestiri ve özelestirin olmadigi ülkeler de ilerlemek mümkün degildir. Yalanlar üzerine kurulan ve resmi ideolojiye dayanan devletler gelisemez. Kisiler veya örgütler de ayni keza. Konsensus icin elestiri ve özelestiri, dahasi bilimsel olmak olmazsa olmazdir. Kisisel olmak bilimsel olmayanlarin isidir.

Orta Dogu’da elestiri kurumunun gelismemis olmasi vahim olan bir durumdur. Yeni bir toplumda resmi devlet ideolojisi tabii ki terkedilecektir. Devlet subjektiftir. Belli bir sinif veya tabakayi temsil ediyor, elbette onlarin görüsünü savunacaktir. Halkin devleti, gercek sosyal devlet bagimsiz olur ve herkese din, dil, kültür ayirimi gözetmeksizin her vatandasa esit derecede hizmet verir. Gercek bir halk devleti böyledir. Ama böyle bir devlet dünyada yoktur. Bunun iste temellerini atmak Kürd halkina düsüyor.

Halkin objektif bilgilendirilmesi, bilinclenmesi olmazsa eger ülke bir bütün gelismez. Herkes böylece istedigini alir ve ona göre tavir belirler.

Düsünce hayatinin gelismesi elestiri ve özelestiri kurumuna baglidir. Bu olmadan toplum yerinde sayar durur, hatta geriler. Kürdistan ve Orta Dogu güzel bir örnektir.

Halk arasinda güzel bir özdeyis vardir. Tatli dil yilani deliginden cikariyormus diye. Ve herkes bilmeliki en büyük enerji kalbimizin icindedir. Sonsuz evren icimizdedir. Disimiz icimizin bir aynasidir. Icimiz kirli oldugu icin, disimizda kirlidir. Sehirlerimize bakmak yeterlidir. Nasil ki hakaret ve küfür bir insanin ic dünyasini yansitiyorsa bu da öyle birseydir. Bu nedenle bilim, bilim ve yine de bilim demeliyiz.

Alan Lezan, Berlin – 20 Subat 2004

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: