İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve Kürdler!

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi (İngilizce: Universal Declaration of Human Rights ya da kısaca UDHR), Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu’nun Haziran 1948’de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra 10 Aralık 1948’de, BM Genel Kurulu’nun Paris’te yapılan oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildiridir.

Bildirinin imzalanmasında, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra devletlerin, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleşmesi de etkili olmuştur. Eleanor Roosevelt bu bildiriyi “Bütün insanlık için bir Magna Carta olarak tanımlamıştır. Bildirinin imzalandığı 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır. (Wikipedia)

Peki bu Bildiride diger Dünya Halklari icin gecerli olan hersey Kürdler icin niye gecmiyor? Kürdlerde insan degil mi?

30 Maddelik Insan Haklari Evrensel Bildirisi’nde sunlar yaziliyor:

İnsan: Bütün insanlar özgür, onur ve hakları yönünden eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler. (madde 1)

İnsan haklarının özellikleri: Herkes, ırk, renk, cins, dil, din, siyasal ya da her hangi bir başka inanç, ulusal ya da toplumsal köken, varlıklılık, doğuş ya da herhangi bir başka ayrım gözetilmeksizin bu Bildiri’de açıklanan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Bundan başka, ister bağımsız ülke uyruğu olsun, isterse bağımlı, özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke uyruğu olsun, bir kişi hakkında, uyruğu bulunduğu devlet ya da ülkenin siyasal, adli ya da uluslararası durumu bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir (madde 2). Ayrıca bu haklar hiçbir şekilde başkalarına ya da kurumlara aktarılamaz.

İnsan Hakları: En başta yaşam ve özgürlük olmak üzere sağlık, eğitim, yiyecek, barınma ve toplumsal hizmetler de içinde olmak üzere sağlığına ve esenliğine uygun bir yaşam düzeyine kavuşma; yasanın koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma; Barışçıl amaçlar için toplanma ve dernek kurma; evlenme, mal ve mülk edinme; çalışma, işini seçme özgürlüğü; din, vicdan düşünce ve anlatma özgürlüğü hakları İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin temellerini oluşturur.

Maddelerde Kesinlik:Bu Bildiri’nin hiçbir unsuru, içinde açıklanan hak ve özgürlüklerin bir devlet, topluluk ya da bireyce ortadan kaldırılmasını amaçlayan bir etkinlik ya da girişime hak verir biçimde yorumlanamaz (madde 30) Wikipedia

Kürdistan Ülkesi lanetli Lozan Antlasmasiyla Araplar, Farslar ve Türkler tarafindan dörde bölünerek isgal ve ilhak edilmis, „Insan Haklari“ diye hic birsey birakmamistir. Kürdlerin su ve günes gibi en dogal haklari olan dil ve kültürünü sömürgeciler yasaklanmis, Kürd Ülkesini her yönüyle ilhak ve isgal ederek kusatmistir.

Erbette ben tüm bunlari dile getirerken Kürdistan Sorunu’nu sadece Insan Haklari Sorunu‘na indirgemek istemiyorum, cünkü Kürdlerin esas olarak Dil ve Kültür Sorunu’nun yaninda Toprak ve Devlet, yani MILLI bir sorunu vardir.

Kürdlerin Özgür ve Bagimsiz olmak, devletlesmek istemeleri acaba bu Evrensel Insan Haklari Bildirisi’ne aykiri midir? Hayir, degildir. Kürdlerin de diger dünyadaki 224 Devlet gibi Devlet kurma, özgürlük icinde bagimsiz yasama dogal hakki vardir. Iste biz Kürdler bu en dogal insani haklarimizi kullanmak icin mücadele etmeliyiz.

Dünya Kamuoyu Kürdler sözkonusu oluca kör ve sagirdir, cünkü Kürdlerin problemleri onlarin problemi degildir. Bir kac vicdanli insan disinda Dünya Kamuoyu‘nun kör-sagiri oynamasi anlasilmaz ama Kürdlerin cektikleri aci ve izdirabi görmezden gelmek, ignore etmek insanlik disi olsada maalesef bu bir gercektir, cünkü onlarin Kürdleri savunmada hic bir cikarlari yoktur.

Bu dünya cikarlar dünyasidir. Iste bizde Kürdlerin cikarlarini en üstte tutan, Kürdlerin acilarini, sorun ve sikintilarini dile getiren, onlara cözümler ariyan bir hareket kurmamiz gerektigini düsünüyorum. Bu hareketin tek amaci vardir: Kürdlerin en dogal hakki olan özgürlügü ve bagimsizligini örgütlemek. Hareket daha cok Kürdlerin en dogal haklarini savunan, hak ve hukuku temel alan bir sivil toplum hareketidir.

Bu hareket esas olarak bütün Dünya Halklari’na ne reva görülüyorsa, onlarin hepsinide Kürdlere reva görmelerini istemek, cünkü bizimde İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nde aciklanan insanlarin en dogal haklarina sahip olma hakkimiz vardir.

Böylesi bir Hareketi vicdani olan herkes ama herkes destekleyebilir. Hareket tamamen legal olmali ve bu yazinin okundugu heryerde baslamalidir. Forumlarda, sitelerde, derneklerde o veya su partiye kizmaya, birbirini rencide etmeye, moral bozmaya gerek yoktur.

Önemli olan hepimizin Kürd oldugudur ve Kürd oldugumuz icin ezildigimiz ve bu nedenle biz bu insanlik disi baski, sömürü ve zulme DUR diyoruz.

Düsman bize saldirinca bizler arasinda her hangi bir ayirim yapmiyor. Bu nedenle bizim hepimizin ORTAK bir ÜLKE ve ULUS icin mücadele etmemiz gerekiyor. Kim hangi dini, partiyi, örgütü, ideolojiyi savunuyorsa savunsun ama herseyden önce ilhak ve isgal edilmis ÜLKESINI sömürgecilikten kurtarsin!

Ben kendim Zeitgeist Hareketi’ni cani gönülden destekliyorum ve ona benzer Kürdlerin özgürlügünü ve bagimsizligini hedef alan bir örgütlenmenin sart oldugunu düsünüyorum. Bu cagda dünyadaki sömürge ülkeler kurtulusuna kavusmadikca Zeitgeistcilerin savunduklarinin hic bir anlami kalmayacaktir. Her kim ki dünyayi kurtarmak istiyorsa o zaman ilkin dünyadaki sömürgecilige, despotizme ve fasizme son vermelidir. Biliyorum Zeitgeistciler politik, din ve para disi bir yasam savunuyorlar ama onlarin tasarladigi toplum bicimi bu cagda mümkün olmaz ama Kürdlerin bagimsizligi mümkündür. Bu nedenler yerelden evrensele hareket ederek ilkin herkes kapisinin önünü süpürerek, yani yerel hareket ederek evrensele dogru yol alabilir. Kürdistan’in bagimsizligi ve cografyasi tertemiz, Kürdlerin bölgesi dogal kaynaklariyla cok zengin oldugundan eger Ulusal ve Özgürlük mücadelemizi evrensellestirebilir, Kürdistan’a Zeitgeistcilerin dedikleri gibi bilim ve teknolojiyi yerlestirir halkimizi ona gore egitirsek o zaman hic bir sorun olmaz sanirim.

Cag degismistir. Cagin bize degil, bizim caga ayak uydurmamiz gerekmektedir. Internet, bilim, teknoloji ve iletisim araclarinin bu yüzyilda muazzam gelisek, sömürgeci despot ülkerin eli kolu baglanmistir. Kürdler eger bu nimetten yararlanabilir güzel örgütlenirlerse inanin ki bu cagda yapilmayacak hic bir yoktur. Yeterki bizler bikmadan usanmada calisalim. Kürdler davalarinda sonsuz haklidirlar ama kazanmak icin hakli olmak olmak yetmiyor, güclü olmak gerekiyor. Güclü olmak icinde bikmadan, usanmadan calismanin yaninda birlikte hareket etmek gerekiyor.

Alan Lezan, Frankfurt am Main – 16. Mayis 2009

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: