„Kürd Politikası” Kürdler ve “Birlik!”

„Kürd Politikası” olmadığından Kürdlerin tarihinden günümüze değin Kürdlerin kaderini sömürgeciler ve emperyalist ülkeler belirlemiştir. Kürdlerde parti çoktur. Deyim yerindeyse her Kürd bir partidir ve böyle olunca herkesin kendisine göre Kürdistan’ı nasıl bağımsızlaştıracağı, özgürleştireceği üzerine “çözüm paketi” vardır. Bu demokratik olarak iyidir, fakat her ağızdan bir ses çıktığında wirr-warr içinde Kürdler kendilerini dahi duyamıyorlar. Bu nedenle Kürdlerdeki kafa karışıklığı diğer halklarda yoktur. Bu elbette Kürdistan’ın dörde bölünmüşlüğü ve Kürdistan’ın feodal yapısıyla da yakından ilişkilidir. Kürdistan’ın dörde bölünmüşlüğü ve onlarca örgüt ve grubun oluşu, feodalizmin etkisi, yani feodal kişiliğin aşılmaması bu wirr-warrın, daha doğrusu kafa karışıklığın olmasına yol acıyor.

Birçok Kürd partisinin amacı bağımsız, birleşik ve demokratik Kürdistan olmasına rağmen bunlar arasında KONSENSUS yoktur. Yani bunlar birleşip hep bir ağızdan diğer dünyadaki devletler gibi ULUSAL DÜZEYDE POLITIKA yapamıyorlar. Bunun nedeni bütün bu partilerin kendi derneklerini ve politik ideolojilerini ulusal çıkarlardan daha üstün tutmalarından kaynaklanıyor.

Oysa bir halkın çıkarları, parti ve örgütçüğün çıkarlarından çok daha üstünde ve ötesindedir. Kürd parti ve örgütlerin de ulusal bilinç söz konusudur, fakat her parti, ne yapılacaksa eğer ben yapacağım diyor, yani bütün yükü kendisine yüklüyor, yük çok ağır olduğundan bunların hiçbirisi yükün altından çıkamıyor ve dolayısıyla başarıya da ulaşamıyorlar. Feodal „Ya ben – Ya hiç!” mantalitesi bunları bireyselleştiriyor, herkes kedi partisinin ideolojisini haklı gördüğünden birbirlerine düşman ediyor. Öyle ki bunların ORTAK amaçları olmasına rağmen, ITTIFAKA gidip aynı AMAÇ için büyük bir GÜC olup ORTAK mücadele edeceklerine bir birlerinden insan öldürecek kadar ileri gidiyorlar, “kardeş” kanı döküyorlar, böl-yönet politikalarının kurbanı oluyorlar. Bunlar neredeyse bütün zamanını ve bütün enerjisini birleştirip düşmanlarına karşı değil birbirlerine karşı harcıyorlar.

Politika devlet yönetimi sanatına denilir. Yani insanların belli taleplerini ifade etmekten öteye KABUL ETTIRMEYE denilir. Bu kabul ettirmenin birçok yöntemi vardır. Buna karşın Kürdlerin herhangi bir şeyi ne birbirilerine, ne de düşmanlarına kabul ettirdiği yoktur. Kürdler sadece istemlerini “dernek” düzeyinde dile getiriyorlar.

Hâlbuki Kürdlerin ULUSAL DÜZEYDE BİRLİĞİ Kürdistan’ın tam bağımsızlığı ya da federasyonlaşması anlamına geliyor, çünkü ancak böyle Kürdler ULUSAL DÜZEYDE POLİTİKA yapabilecek ve taleplerini dile getirmekle kalmayacak onları büyük GÜÇ olduklarından sömürgecilere kabullendirecektir.

ULUSAL DÜZEYDE POLİTİK BİRLİK siyasal değil, ekonomik ve askeri de olacak ve “BİRLİK” olduğundan birbirlerine karşı kullanılan bütün enerji BIR NOKTADA düşmana karşı harcandığından başarı da kesinlikle sağlanacak, bütün böl-yönet politikalarını da bozacaktır.

Anlaşılmayan nokta şudur: Bazı insanlar İTTİFAKTAN tektip insan yaratmayı düşünürler. Bu elbette yanlıştır ve demokrasiye aykırıdır. Her parti veya örgüt her şart altında kendisini özgür ifade edebilmelidir. Ve her parti ve örgüt bilmelidir ki kendi görüsünü ve isteklerini zor ile sömürgecilere dayatabilir ama “kardeş” partilere dayatamaz. Çünkü karşısında sömürgeci güç değil aynı amaç için yola çıkmış insanlar vardır. Her insan, parti ve grup yine olduğu gibi olur, bunlar sadece ORTAK talepler etrafında birleşir ve bu taleplerin kabul edilmesi için ortak mücadele ederler. Hepsi aslında budur! Yani ÜLKE SAVUNMASI her Kürd bireyinin, -örgütü ve partisi ne olursa olsun- ORTAK sorunudur.

Kürdistan’da faşist, gerici ve ırkçı partilerin olmayışı sevindiricidir. Bunun böyle olması yapılacak bir İTTİFAK ile en demokratik ve temiz bir toplumun temelleri de atılmış olur. Kürdlerin demokratikleşmesi ve özgürleşmesi bütün Orta Doğu ülkelerini derinden etkileyecek, onların demokratikleşmesini de beraberinde getireceğinden kuşkum yoktur.

“Kürd Politikası” olmadığı sürece, yani BÜTÜN KÜRDLERİ temsil etmeyen bir İTTİFAK -ya da “Ulusal Kongre”, “Ulusal Konsey” – çok karmaşık olan Kürd sorununu hiç kimse çözemez. Bu problem bütün Kürdlerin olduğu için bu problemi ancak ve ancak BÜTÜN Kürdler hep beraber çözebilirler.

Bu nedenle Kürdler birbirlerini oyalamaktan ve “düşman” görüp birbirlerine karşı savaşmaktan tümden vazgeçmeli, bütün enerjilerini birleştirip İTTİFAKA giderek ULUSAL DÜZEYDE “Kürd Politikası” yapmalı, Kürd halkının taleplerini bir ağızdan dile getirip sömürgecilere kabul ettirip tam bağımsızlığa ya da federasyonlaşıncaya kadar mücadele etmelidirler. Bu olmadığı sürece Kürdistan sorunu nihai çözülmeyecek, Kürdler devamla ezileceklerdir.

Alan Lezan, Berlin – 13. Eylül 2004

 

Bir Yanıt to “„Kürd Politikası” Kürdler ve “Birlik!””

  1. idris Says:

    Size katılıyorum ne zaman birlikte hareket edersek gerçekten nihai sonuca varırız. işte o zaman tek parça kurdistana kavuşuruz. ve bunuda engeledikleri gibi hep yapacaklar ama bundan sonra zorluk onlar için başlıyor artık karşılarında boyun eğmeyen birliği sağlamaya başlayan bir kürt halkı var.
    yukardaki güzel yorumunuz için teşekkürler.


Comments are closed.

%d blogcu bunu beğendi: