Toplumsal Kurtulus ve Bireyin Özgürlügü!

Kürd toplumu her yönüyle esir alinmis bir toplumdur. Bu nedenle Kürd bireyinin özglügü Kürd toplumunun kurtulusuyla ancak mümkün olabilir. Tabii istina olarak bazi tek tek bireyler “özgür” davranabilir, kendisini ekonomik olarak bagimsizlastirabilir. Fakat Kürdistan’da devletsiz Kürd halkinin %80’ni issiz, gücsüz, egitimsiz oldugu bir yerde özgür bireyden bahsetmek dogru degildir.

Ben kendim 1980’ler de Kürdistan’daydim ve bagimsizlik mücadelesi icerisindeydim. Biz halka gazette ve dergiler götürdügümüzde, onlarda bize; “Gidin okuyun, ilkin kendinizi kurtarin ondan sondra da halkinizi kurtarabilesiniz!” diyorlardi. Düsünüyorum da; Peki bir insan olanaklarinin olmadigi, isgal ve ilhak edildigi, baski, sömürü ve zulm altinda yasadigi bir ülkede nasil ilkin kendisini kurtarabilir? Elbette bagimsizlik mücadelesine aydin, beyni gelismis ileriyi iyi tahlil eden “zekali” insanlar kuskusuz lazimdir ama bu “Gidin kendinizi ilkin kurtarin!” demelerindeki “kurtulmak” herneyse bir türülü anlayamadim. “Gidin kendinizi ilkin kurtarin!” demek acaba para mal-mülk ve kariyer sahibi mi olmalisiniz demek isteniyor? Burada Ibrahim Tatlises’in dedigi gibi: “Urfa’da Oxford vardi da biz mi okumadik?” sözü aklima geliyor. Gercekten Kürdistan’da okumak, para kazanmak ve kariyer sahibi olmak icin acaba kac tana Oxford vardi da Kürdler okumuyorlar. Demek ki ilk olarak yapacagimiz tek sey, isi, gücü olmayan halka okuma olanaklari, fabrikalar vs. acmak lazim degil mi? Hem sonra tüm bunlarin bireylerin yapmasi mümkün mü? Tüm bunlari elbette ancak örgütlü bir DEVLET yapabilir. Kürdlerin devleti olmadigina göre kim yapacak? Araplar, Farslar ve Türkler mi?

Evet, Avrupa’da Avrupalilara olan bütün haklar ve olanaklar Avrupa’da yasiyan 2 milyonun üstünde Kürde de vardir, fakat Avrupa’ya gelen Kürdlerin cogunun okuma yazmalari bile olmamasi, onlarin cocuklarinin okumasinin, gelismesinin önünde de bir engeldir. Bilindigi gibi ilk EGITIM yeri ailedir. Cocuklarina yol gösteremeyen, onlarin derslerine yardimci olamayan bir aile -istisnalar disinda- nasil cocuk okutsun?

Avrupa’da yasayan Kürdlerin cocuklarinin büyük bir kesimi maalesef bir meslek dahi yapamiyorlar. Yapanlarda aile, calak cocuk derken Kürd Bagimsizlik Mücadelesi ile ugrasmiyorlar.

Özgür birey Kilise tarafindan din baskisinin agir oldugu bir dönemde, yani Orta Cag’da ortaya cikmistir. Demokrasinin oldugu felsefe ve bilimin gelistigi, bunlarlan baglantili olarak Rönesans ve aydinlanma sürecinin yasanmasi özgür bireyi yaratmistir. Biz de birakalim özgür bireyi, Rönesans ve aydinlanma hareketlerini, biz de insanlar halen insana tapiyor, “ULU ÖNDERLERIN” pesinde kosuyorlar.  Özgür bir bireyin var olabilmesi icin bütün tabularin kirildigi, insanin insani putlastirmadigi, ona tapmadigi, demokrasi ve bilimi esas aldigi bir direnis lazimdir. Iste bu yapilmadan bireyin can ve mal-mülk güvenligi, orman kanunlarina karsi hak-hukuk olmadan, Kürd toplumun da tümden bir zihniyet, aydinlanma ve aciklama seferberligi olmadan hic bir seyin olacagini düsünüyorum.

Herkes tuturmus “özgür birey”, “ilkin kendini kurtar!” diyor ama bunun nasil olacagi hakkinda kimse fikir beyan etmiyor. Oysa Kürdlerin hemen hepsi esaret altindadir. Demek ki o zaman ilkin hep birlikte örgütlenerek esaret zincirlerini söküp atmak gerekiyor. Buda ancak topyekün bir toplumsal kurtulusla olur. Bu nedenle ilkin Kürdistan’in özgürlügü ve bagimsizligi ancak ondan sonra “özgür birey” diyebiliriz. Tabii ben bunu burada böyle söylerken tek tek kisilerin cabalarini, basarilarini elbette göz önünde bulunduruyorum, yine de herkes istedigini elbette yapar ama hic bir kimse esir alinmis, esaret altinda olan ülkesini kurtarmadan kurtuldugunu sanmasin. Kurtulus ülkemizdeki isgal ve ilhaka son verdigimizde, halkimiz kendi kaderini kendi belirledigin de, yabanci boyundurugu altinda yasamadigi bir dönemde ancak olur. Elbette tek tek kisileri surada burada okumasi iyidir ama Kürdistan’in bagimsizligi ve özgürlügü icin hic bir cabasi olmayan böylesi bireylerin Kürdlere hic bir faydasida yoktur. Ben bunu derken herseyi kurtulusa tabii ertelemek istemiyorum. Kürdlerin de diger dünya ülkelerindeki gibi kendi capinda ve olanaklariyla okumalari gelismeleri icindir kurtulus savasi. Amacimiz, ya da mücadedlemizin özü zaten diger dünya ülkelerinde  tek tek kisilerin sahip oldugu olanaklara Kürdistan’da yasayan “herkesede” olanakli kilmak icindir.  Diger bir deyisle; dünyadaki bütün dünya halklarina, devletlerine ne reva görülüyorsa onun aynisini biz Kürdlere de reva görülmesi icindir mücadelemizin özü.

Alan Lezan, Frankfurt am Main – 20 Mayis 2009

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: