Toplumsal Kurtuluş ve Bireyin Özgürlüğü

Kürd toplumu her yönüyle esir alınmış bir toplumdur. Bu nedenle Kürd bireyinin özgürlüğü Kürd toplumunun kurtuluşuyla ancak mümkün olabilir. Tabi istisna olarak bazı tek tek bireyler “özgür” davranabilir, kendisini ekonomik olarak bağımsızlaştırabilir! Fakat Kürdistan’da devletsiz Kürd halkının %60’ı issiz, güçsüz, eğitimsiz olduğu bir yerde özgür bireyden bahsetmek doğru değildir.

Ben kendim 1980’ler de Kürdistan’daydım ve bağımsızlık mücadelesi içerisindeydim. Biz halka gazete ve dergiler götürdüğümüzde, onlarda bize; “Gidin okuyun, ilkin kendinizi, ondan sonra da halkınızı kurtarın!” diyorlardı. Düşünüyorum da; Peki, bir insan olanaklarının olmadığı, işgal edildiği baskı, sömürü ve zulüm altında yasadığı bir ülkede nasıl ilkin kendisini kurtarabilir? Elbette bağımsızlık mücadelesine aydın, beyni gelişmiş ileriyi iyi tahlil eden “zeki” insanlar kuskusuz lazımdır ama bu “Gidin kendinizi ilkin kurtarın!” demelerindeki “kurtulmak” her neyse bir türlü anlayamadım. “Gidin kendinizi ilkin kurtarın!” demek acaba para mal-mülk ve kariyer sahibi mi olmalısınız demek isteniyor? Burada İbrahim Tatlıses’in dediği gibi: “Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık?” sözü aklıma geliyor. Gerçekten Kürdistan’da okumak, para kazanmak ve kariyer sahibi olmak için acaba kaç tane Oxford vardı da Kürdler okumuyorlar. Demek ki ilk olarak yapacağımız tek şey, işi, gücü olmayan halka okuma olanakları, fabrikalar vs. açmak lazım değil mi? Hem sonra tüm bunların bireylerin yapması mümkün mü? Tüm bunları elbette ancak bir DEVLET yapabilir. Kürdlerin devleti olmadığına göre kim yapacak? Sömürgeci Araplar, Farslar ve Türkler mi? Eğer bunlar Kürdlere gerek hizmeti son 100 yılda yapsaydı, bizimde Kürdlerin kurtuluşu için mücadele etmemize gerek kalmazdı. Ama dünyanın neresinde sömürgecilerin sömürge halkını geliştirdiği görülmüştür?

Evet, Avrupa’da Avrupalılara olan bütün haklar ve olanaklar Avrupa’da yaşayan 2 milyonun üstünde Kürde de vardır, fakat Avrupa’ya gelen Kürdlerin çoğunun okuma yazmaları bile olmaması, onların çocuklarının okumasının, gelişmesinin önünde de bir engeldir. Bilindiği gibi ilk eğitim yeri ailedir. Çocuklarına yol gösteremeyen, onların derslerine yardımcı olamayan bir aile -istisnalar dışında- nasıl çocuk okutsun?

Avrupa’da yasayan Kürdlerin çocuklarının büyük bir kesimi maalesef bir meslek dahi yapamıyorlar. Yapanlarda aile, çoluk çocuk, iş-güç derken Kürd Bağımsızlık Mücadelesi ile uğraşmıyorlar.

Batı’da özgür birey Kilise tarafından din baskısının ağır olduğu bir dönemde, yani Orta Çağ’da ortaya çıkmıştır. Demokrasinin olduğu felsefe ve bilimin geliştiği, bunlarla bağlantılı olarak Rönesans ve aydınlanma sürecinin yaşanması özgür bireyi yaratmıştır. Biz de bırakalım özgür bireyi, Rönesans ve aydınlanma hareketlerini, biz de insanlar halen insana tapıyor, “ulu önderlerin” peşinde koşuyorlar. Özgür bir bireyin var olabilmesi için bütün tabuların yıkıldığı, insanın insanı putlaştırmadığı, ona tapmadığı, demokrasi ve bilimi esas aldığı bir direniş lazımdır. İşte bu yapılmadan bireyin can ve mal-mülk güvenliği, orman kanunlarına karşı hak-hukuk olmadan, Kürd toplumun da tümden bir zihniyet, aydınlanma ve açıklama seferberliği olmadan herhangi bir şeyin olacağını sanmıyorum.

Herkes tutturmuş “özgür birey”, “ilkin kendini kurtar!” diyor ama bunun nasıl olacağı hakkında kimse fikir beyan etmiyor. Oysa Kürdlerin hemen hepsi esaret altındadır. Demek ki o zaman ilkin hep birlikte örgütlenerek esaret zincirlerini söküp atmak gerekiyor. Bu da ancak topyekûn bir toplumsal kurtuluşla olur. Bu nedenle ilkin Kürdistan’ın özgürlüğü ve bağımsızlığı ancak ondan sonra “özgür birey” diyebiliriz. Tabi ben bunu burada böyle söylerken baskı ve zulme rağmen tek tek kişilerin çabalarını, başarılarını göz önünde bulunduruyorum, yine de herkes istediğini elbette yapar ama hiçbir kimse esaret altında olan ülkesini kurtarmadan kurtulduğunu sanmasın. Kurtuluş ülkemizdeki işgale son verdiğimizde, halkımız kendi kaderini kendi belirlediğin de, yabancı boyunduruğu altında yaşamadığı bir dönemde ancak olur. Elbette tek tek kişileri şurada burada okuması iyidir ama Kürdistan’ın bağımsızlığı ve özgürlüğü için hiçbir çabası olmayan böylesi bireylerin Kürdlere hiçbir faydası da yoktur. Ben bunu derken tabi her şeyi kurtuluşa ertelemek istemiyorum. Mücadelemizin özü Batı ülkelerinde yasayan halkların sahip olduğu bütün olanakları Kürdistan’da yaşayan herkese de sağlamak içindir.  Bu bağlamda olanakları olan her Kürd’ün okuması, kendisini muazzam geliştirmesi bizimde en büyük isteğimizin yanında asıl amacımızdır.

Alan Lezan, Frankfurt am Main – 20 Mayıs 2009

 

 

 

%d blogcu bunu beğendi: