Yazi Yazma Sanati

Yazi yazmak diger herseyde oldugu gibi, kimilerine basit, kimilerinede zor gelebilir. Bu kabiliyet ile iliskili bir seydir. Örnegin 35 milyon insanin yasadigi bir Kürdistan’da kac kisinin ismi Yasar Kemal’dir? Ya da Almanya’da? 80 milyonun yasadigi Almanya’da kac kisinin ismi Goethe veya Schiller’dir? Yazi yazmanin elbette cok türlüsü vardir. Edebiyat, politik, bilim vb. gibi. Her yazi yazan roman yazamayacagi gibi, her politika üzerine yazan da örnegin bilimsel yazilar yazamaz. Yazi yazmak zor bir meslektir. Yazi yazanlar biliyordur: Ilkin kabiliyet, sonra cok zaman, birikim ve sabir gerekiyor.

Genelde cok yazi yaziliyor. Bu elbette olumlu bir seydir. Fakat nasil yaziliyor? Yazinin elbette diger seyler gibi iyisi ve kötüsü vardir. Bilgi aktarmayan “politik” veya “edebiyatsal” bir yazi örnegin iyi midir?

Herkese acik bir foruma her sinif ve tabakadan insanlar katiliyor. Toz ve dumanin birbirine karsitigi bir ortamda dostu düsmandan ayirmak zor. Birileri maksatli kiskirtip duruyor. Bu nedenle ben isime degil bizzat yazinin icerigine ve yazilis yöntemine bakiyorum:

a) Yazinin bilimsel/sanatsal/tekniksel temeli var midir?
b) Yazinin yazi bicimi yüksek seviyeli midir?
c) Yazilan yazi kafama takilan sorulari cevapliyacak nitelikte midir?
d) Yazilan yazi kafamda soru isaretleri yaratiyor mu? Ne oluyor? Kim ne yapti/söyledi? Kim ne zaman neyi yapti/söyledi ? Kim nerede nasil yapti/söyledi ? Yapilan sey neden oldu ?
e) Iddia edilen hersey ISPATLI mi, yoksa sadece söylenti, iftira mi?

Ben yazilan ve ISPATI olmayan herseyin bir basit suclama, yalan, demagoji, iftira ve söyletiden ibaret oldugunu düsündügümden genellikle okumadan geciyor ve böylesi insanlarin yazilarini bir daha da tiklamiyorum. Isimleri beni ilgilendirmez. Internet ortaminda isim degil yazinin bizzat icerigi önemlidir. Yukarida da belirttigim gibi bilincli kiskirtan muhakkak sandigimizdan da coktur. Bu nedenle okunan her sey -kimin olursa olsun- elestirel bir göz ile okunmalidir.

Elestirmenler genellikle kendileri yazi yazmazlar. Onlarda sadece yazi elestirme kabiliyeti vardir. Söylenen söz dürüst ise üzerinde derin düsünmeliyim. Degilse gecip gitmeliyim.

Kürt toplumunda maalesef elestirmen yoktur. Buna karsin masallah hakaret ve küfür eden coktur. Hakaret ve küfür ayni zamanda bu insanlarin ic dünyasi ve toplumumuzun egitim seviyesini de yansitiyor. Ben bunlari bildigim icin es geciyorum, cünkü onlar gibi davranmak, onlarin seviyesine düsmek oldugunu biliyorum. Biz hakaret, küfür, suclama ve iftira etmekle ile karsisindakinin sadece onurunu kirmis degil, ayni zamanda büyük terbiyesizlikte etmis oldugumuzu bilmeliyiz.

„Forumlar”‘da bilimsellikten uzak, yüzeysel dedikodulu yazilarda az degil. Belki bunlarda olmali. Zekali okuyucu zaten hepsini sessiz sedasiz süzgecten geciriyordur.

Elimde nasil yazi yazilacagi üzerine bir kac kitap vardir. Hersey gibi tekniksel olarak yazi yazmanin teknigi de  ögrenilinebilinir. Fakat sanat ögrenilemez. Sanat ya icindedir, ya da degildir! Herkes resim cizebilir, ama Picasso olamaz. Bunu derken hic baslama demiyoruz. Bir resam veya yazar ömrü boyu bu isler ile ugrasiyor. Bazi arkadaslar aile, is vesaireyi bahane olarak gösteriyorlar. Oysa zaman coktur, biz yapmak istemiyoruz o baska. Istek ilkin olmalidir.

Yazmanin diger önemli ön kosulu birikimdir. Okumadan, tartismadan, arastirmadan, sergilere, sinema, tiyatro vb. gitmeden birikim olmuyor. Dogru dürüst tek tek kisilerin sadece bir forumda yazmalari üzücüdür. Yoksa bu ülkenin egitim seviyesini mi gösteriyor? Yazip cizmek icin aslinda okuyup yazmayi bilmek yeterlidir. Degilse eger, yeniden ve yeniden ögrenmeliyiz. Yoksa yobaz düzenin ezberci ve elleyici sisteminden mi birseyler ümid ediyoruz?

Yazi yazilirken sadece bir boyutu ile degil, en azindan üc boyutlu düsünülmelidir. Bir cok insan örnegin tek boyutlu düsünüyor. Arastirmasi olmayanin bilgisi de olmaz. Bu olmayinca insanlar kisisellesserek hakaret ve küfür yagdiriyorlar.

Elestiri ahpap-cavus iliskisi icerisinde yapilamaz. Elestiri yikici degil, yapici olmalidir. Elestiri genel olarak elestiren ve elestireni gelistirmek icin yapilir.

Toplumumuz da “elestiri” cok yapilir, fakat özelestiriye ben daha bir kere olsa dahi rastlamadim. Birisi cesaret gösteripte “haklisin burada hata yaptim” demiyor. Hele hakaret ve küfür edenler ne yazi yazmayi biliyorlar, ne elestiri, nede özelestiri. Onlarin bildigi tek sey hakaret, küfür, iftira, suclama ve yine hakaret, küfür, iftira, suclama …karsisinda ki insanin yazisini okuduklari halde, onun aynasi olacagina tam tersi bir tepki gösteriyorlar.

Bilimsel olmayan bir yazi ciddiye alinmaz, söylentilerin ve karamalarin hic bir degeri yoktur. Yani hakaret, küfür, iftira, suclama degil bizzat ispati olan mümkünse bilimsel ve objektif olmak gerekiyor. Politik yazdiginizda taraf oldugunuz ve elbette görüsünüzü belirttiginiz icin subjektifsiniz, fakat bunun da kurallari vardir: Emosyonal yani duygusal degil, rasyonal olmak gerekiyor ki saglikli tartisma olsun. Saglikli diyalogun olmasi önemlidir. Yazi zaten bunun icin yaziliyor. Biz bildigimiz icin degil, ögrendigimiz icin yaziyor, tartisiyoruz.

Zekali bir insan herhangi bir seyde diretmez ve körü körüne iddiali degildir, cünkü mutlak hic bir seyin olmadigini biliyor. O herseyi relatif görür ve ona göre görüs belirtir.

Özgür düsünmenin önü korkusuz tamamen acilmalidir. Insanlar düsündüklerini heryerde haykirmalidirlar. Korkuyu yenmeliyiz. Bunu da ancak bilimsel düsünce yöntemi ve büyük kararlilik ile yapabiliriz.

Toplumumuz erkeklerden cok kadinlarin yasamasina ragmen forumlarda tek tük kadinlarin olmasi üzücüdür. Erkek egemenlikli bir toplumda bu belki de „normal”dir deniliebilir ama ben öyle tahmin ediyorum ki yapilan hakaret ve küfürlerden kadinlar erkeklerden uzak durmayi tercih ediyorlar.

Bazilarida sürec mürec umrunda degil. Önüne geleni yaziyorlar. Bunlarin cogu genelikle a-politiktir, kuyrukcudur. Kendi kafasi ile düsünmüyorlar. Bunlar bizim toplumda maalesef cogunluktadir.

Yazi, Kisa Hikaye, Novel, Roman nasil yazilir üstüne üc kitap önermekle yetiniyorum. Yukarida da belirttigim gibi yazi yazmanin teknigini ögrenmek mümkündür, ama sanat ögrenilmez. Sanat ya icindedir ya da degildir.  Kitap almancadir, ama buna benzer ingilizce ve diger dillerde de kitaplar bulmak mümkündür.

Ayrica internete “Yazi Yazma Sanati” veya örnegin “Roman Yazma Sanati” olarak girerseniz oldukca bol sayida sayfa karsiniza cikacaktir.

Grundlagen und Technik der Schreibkunst, 1983, Manfred Pawlak Verlagsgesellschaft mbH, Herrsching, ISBN: 3-88199-099-2

Öykü ve Roman Yazma Sanati, Sevim Gündüz, Toruslu Kitapligi -Istanbul 2007, ISBN: 975-92525-0-3

Her Yönüyle Roman Yazimi, Joyce ve Jim Lavene, Arkadas Yayinevi, Ankara 2009, ISBN: 978-975-509-602-5

Alan Lezan, Berlin – 18 Subat 2004

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: