🖤 3 Ağustos: Ezidî Halkımızın Unutulmayan Yarası
Bugün 3 Ağustos. Ezidî halkının tarihine kara bir leke olarak geçen, insanlığın vicdanını sarsan bir gün. 2014 yılında, Güney Kürdistan’ın Şengal (Sincar) bölgesinde yaşayan Ezidîler, IŞİD tarafından sistematik bir şekilde soykırıma uğradı. Bu olay, sadece bir saldırı değil; bir halkın inancına, kimliğine ve varlığına yönelik bir soykırımdı.
IŞİD’in Şengal’e saldırısıyla birlikte binlerce Ezidî erkek öldürüldü, kadınlar ve çocuklar kaçırıldı, köleleştirildi, pazarlarda satıldı. Kadınlar cinsel köleliğe zorlandı, çocuklar savaşçı olarak yetiştirildi. Bu barbarlık, uluslararası hukukta soykırım olarak tanımlanabilecek ölçüdeydi. Birleşmiş Milletler ve birçok insan hakları kuruluşu, bu olayın Ezidî soykırımı olduğunu açıkça ifade etti.
Ezidîler, binlerce yıldır Mezopotamya’nın kadim halklarından biridir. İnançları, kültürleri ve yaşam biçimleriyle bu coğrafyanın zenginliğini temsil ederler. Ancak tarih boyunca hem yanlış anlaşılmış hem de sık sık hedef haline getirilmişlerdir. 3 Ağustos 2014, bu zulmün en karanlık zirvesidir.
Bu trajedi aynı zamanda Kürd toplumunun da ortak acısıdır. Ezidîler, Kürd halkının atalarıdır; dili, kültürü ve kökeniyle Kürd kimliğinin içinde yer alırlar. Şengal’de yaşananlar, sadece Ezidîleri değil, tüm Kürd halkını derinden yaralamıştır. Ne yazık ki, bu acıya zamanında yeterince sahip çıkılmadı. Bölgesel ve uluslararası güçler, Ezidîlerin çığlığını duymakta geç kaldı.
Bugün, Ezidî halkı hâlâ yaralarını sarmaya çalışıyor. Binlerce kişi hâlâ kayıp, binlercesi hâlâ mülteci kamplarında yaşıyor. Toplumsal travma, nesiller boyu sürecek bir iz bıraktı. Ancak Ezidîler direniyor. Kültürlerine, inançlarına ve kimliklerine sahip çıkarak yeniden ayağa kalkıyorlar.
3 Ağustos, sadece bir yas günü değil; aynı zamanda hatırlama, yüzleşme ve dayanışma günü olmalıdır. Ezidî halkının yaşadığı bu büyük acı, insanlığın ortak hafızasında yer almalı. Unutmak, ikinci bir zulümdür. Hatırlamak ise adaletin ilk adımıdır.
Ezidîlere yapılan bu zulmü unutmayacağız. Onların sesi olacağız. Çünkü insanlık, ancak en sessizlerin çığlığını duyduğunda gerçekten insan olur.
Alan Lezan || 03.08.2025