Kadın Yaşamdır!

Kadın bizim annemiz, kız kardeşimiz, sevgilimiz, arkadaşımız, komşumuz kısaca her şeyimizdir. İnsan Kadın ve erkeğin bileşimi, onların sevgisiyle doğar. Erkek bir işe yaramazken, Kadın’ın cana can verme becerisi vardır. Ben bir erkeğin ölçüsüz gücünden başka hiçbir özelliğini bilmiyorum. Var mıdır erkeğin, örneğin cana can verme becerisi?

Kadınsız yaşam mümkün değildir. Kadın erkek cinsine zıt değil onun ile bir bütünlük oluşturur. Bu bağlamda Kadın yaşamın kendisidir. Dünyada Kadınlar sayı olarak çoğunlukta olmalarına rağmen sınıflı topluma geçişten beri erkek egemenliği altında yaşarlar. Cinsiyet ayırımı olan sexizm, ırkçılık gibi manasız bir ideolojidir. Sexizm de (ırkçılık gibi) bir cinsin diğerine göre üstünlüğünün iddia edilmesidir. Bu iddianın hiçbir bilimsel temeli yoktur.

Kürd toplumu içerisinde de oldukça çok sexist, maço vardır. Kadın sayısının Kürdistan ulusal mücadelesinde yok denecek kadar az olmasının asil nedeni yaşadığımız erkek egemenlikle toplum ve düzendir. Kürd erkeği kendisini sexizmden arındırmadığı için Kadına yeterince yer vermiyor. Bu tavır bilinçli değil bizzat içinde geldiği toplumun kendi üzerindeki etkisinden kaynaklanıyor. Erkek kendisi her alanda en öndedir, fakat eşinin, kız kardeşinin, annesinin, sevgilisinin, Kadın arkadaşının politize olmasını, alanlara en önde yürümesini, kariyer yapmasını istemez.

Kadınlar öne, en demokratik ve kültürel devrime!

Uzay ve iletişim cağında yasamamıza rağmen zina sucu işlediği iddiasıyla, şeriat mahkemesince ‘recm’, yani taşlanarak öldürülen, sünnet edilen, 40 derece sıcaklıkta tüm insani hakları gasp edilip siyah kefene büründürülen, dünyanın hemen her köşesinde sömürülen, aşağılanan Kadınlarımızın olması insanlık adına utanç vericidir. Hemen simdi diyerek Kadın “kardeşlerimiz” ile birlikte kararlı ve örgütlü mücadelesini vermeliyiz. Kadın insanlarımız bizzat öne çıkmalı, haklarını hayatin her alanında kararlı ve örgütlü savunmalıdırlar.

Komünistler ve solcular devrim olmadan Kadınlar kurtulmaz, Kadınsız devrim olmaz diyorlar. Bu söylem çok uzun bir yoldur. İnsan hakları çerçevesinde Kadın hakları dünyanın her yerinde hemen şimdi hayata geçirmeliyiz… Yani sınıflar kalkmadan da Kadın hakları elde edebilir, erkeklerle hayatın her alanında eşit haklara kavuşması sağlanabilir. Demokratik toplumlarda bu haklar kısmen de olsa vardır. Feministlerin ve 68 mücadelesi Kadın’ın Batı’da en azından kişisel olarak “özgür” olmasını sağlamıştır. Bati Kadını kendi hayatı, kaderi, giyim kuşamı, üzerine kendisi karar veriyor. Buna rağmen maalesef cifte sömürülüyor. Hem ev isi ve çocuk bakımı hem de ailenin geçimini sağlamak için dışarda emeğini satarak zor bir hayat sürdürüyor. Buna karşın Orta Doğu Kadının hiçbir hakki yoktur.

Orta Doğu’da Kadın erkeğin kölesidir. Kadınla ilgili her şey erkeğe aittir. Orta Doğu erkeği namusu onur da değil Kadın’ın bacakları arasında arar. Oysa namus Kadın’ın (insanın) çiğnenen onurudur.

Tüm bu acil sorunları bağımsızlığa/kurtuluşa ertelemekle Kadın’ın kurtuluşu sağlanamaz. Kadının kurtuluşu da evrimsel olduğu için her Kadın hemen şimdi özgür olmasını bilmeli, gerici, faşist, ırkçı, sexist gibi kendisine karşı tüm manasız değer ve ideolojileri yerle bir ederek istediği gibi her yerde yaşamı üzerine kendisi karar vermelidir. Ancak böyle eşit haklar mümkün olabilir.

Eğer bir toplumda Kadın hayatin her alanında yer alamıyorsa, dışlanıyorsa o toplumun gelişmesi mümkün değildir. Kadınların kurtuluşunu sağlamak için Kadının özgürlüğü ilk gündemimizi oluşturmalıdır.

Kadınlar kendi hakları için mücadele ederken bir erkek olarak Kadın haklarını savunmak ve bu konu üzerinde yazmak bana düşmez ama ben sadece küçük bir not düşeyim dedim, çünkü içimi kemiren sorunlardan bir tanesi, belki de en önemlisi Kadınlarımızın sorunudur. Bu konu üzerine internette bolca yazı olduğu için kısa kesiyorum. Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için ayrı örgütlemeleri gerektiğini düşünüyorum.

Alan Lezan, Berlin – 4 Haziran 2001

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: