Kadin Yasamdir

Kadin bizim annemiz, kizkardesimiz, sevgilimiz, arkadasimiz, komsumuz kisaca herseyimizdir. Insan kadin ve erkegin bilesimi, onlarin sevgisiyle dogar. Kadinsiz yasam mümkün degildir. Kadin erkek cinsine zit degil onun ile bir bütünlük olusturur. Kadin yasamin kendisidir.Dünyada kadinlar sayi olarak cogunlukta olmalarina ragmen sinifli topluma gecisten beri erkek egemenligi altinda yasarlar. Cinsiyet ayirimi olan sexizm irkcilik gibi manasiz bir idolojidir. Sexizm de (irkcilik gibi) bir cinsin (sex) digerine göre üstünlügünün iddia edilmesidir. Bu iddianin hic bir bilimsel temeli yoktur.

Kürd toplumu icerisinde de oldukca cok sexist, macho vardir. Kadin sayisinin Kürdistan mücadelesinde yok denecek kadar az olmasinin asil nedeni yasadigimiz erkek egemelikli toplum ve düzendir. Kürd erkegi kendisini sexizmden arindirmadigi icin kadina yeterince yer vermiyor. Bu tavir bilimcli degil bizzat icinde geldigi toplumun kendi üzerindeki etkisinden kaynaklaniyor. Erkek kendisi her alanda en öndedir, fakat esini, kizkardesini, annesini, sevgilisini, kadin arkadasinin politize olmasini, alanlara en önde dökülmesini istemez. Iste internetteki Kürd forumlari. Bu forumlarda kadinlar neden yok? Varsalar eger neden susuyorlar? Bu giderilmesi gereken büyük bir zaaftir.

Kadinlar öne, en demokratik ve kültürel bir devrime!

Uzay ve iletisim caginda yasamamiza ragmen zina sucu isledigi iddiasıyla, seriat mahkemesince ‘recm’, yani taslanarak öldürülen, sünet edilen, 40 derece sicaklikta tüm insani haklari gasp edilip siyah kefene büründürülen, dünyanin hemen her kösesinde sömürülen, asagilanan kadinlarimizin olmasi insanlik adina utanc vericidir. Devrimci demokratik sol, kadin ve onlarin sahsinda insan haklarinin tümünü sosyalizme erteleyemez. Hemen simdi diyerek kadin kardeslerimiz ile birlikte kararli ve örgütlü mücadelesini vermeliyiz. Kadin insanlarimiz bizzat öne cikmalidirlar. Haklarini hayatin her alaninda kararli ve örgütlü savunmalidirlar.

Devrim olmadan kadinlar kurtulmaz, kadinsiz devrim olmaz denilir. Bu söylem özünde dogrudur, fakat cok uzun bir yoldur. Insan haklari cercevesinde kadin haklari dünyanin her yerinde hemen simdi realize edebiliriz. Yani siniflar kalkmadan da kadin haklari elde edilebilinir, erkeklerle hayatin her alaninda esit haklara kavusmasi saglanabilir. Demokratik toplumlarda bu haklar kismen de olsa vardir. Feministlerin ve 68 mücadelesi kadinin Bati’da en azindan kisisel olarak özgür olmasini saglamistir. Bati kadini kendi hayati, kaderi, giyim kusami üzerine kendisi karar veriyor. Buna ragmen maalesef cifte sömürülüyor. Hem ev isi ve cocuk bakimi hem de ailenin gecimini saglamak icin disarda emegini satarak zor bir hayat sürdürüyor. Buna karsin Orta Dogu kadinin hic bir hakki yoktur.

Orta Dogu’da kadin erkegin kölesidir. Kadinla ilgili her sey erkege aittir. Orta Dogu erkegi namusu onurda degil Kadin’in bacaklari arasinda arar. Oysa namus Kadin’in (insanin) cignenen onurudur.

Tüm bu acil sorunlari bagimsizliga/kurtulusa ertelemek ile kadinin kurtulusu saglanamaz. Kadin’in kurtulusu da evrimsel oldugu icin her Kadin hemen simdi özgür olmasini bilmeli, gerici, fasist, irkci, sexist gibi kendisine karsi tüm manasiz deger ve ideolojileri yerle bir ederek öne firlamalidir. Ancak böyle esit haklar mümkün olabilir.

Eger bir toplumda kadin hayatin her alaninda yer alamiyorsa, distalaniyorsa o toplumun gelismesi mümkün degildir. Toplumumuzun hipermodern olmasini saglamak icin kadinin özgürlügü ilk gündemi olusturmalidir. Kadin zilanlasarak yücelmeli icindeki feodal-erkegi öldürmelidir. Zilan dedim, Zilan’in eylemi büyüktür, cesaret ister fakat hic bir Kürd intihar eylemlerine girismemelidir. Yapilan her eylemde savaci kendisini degil düsmanini göbeginde vurmali, burnu kanamadan yasama geri dönmelidir.

Alan Lezan, Berlin – 4 Haziran 2001

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: