ABD Kürdlere devlet kuracak mı?

Kissinger Mele Mustafa Barzani’nin kendisine gönderdiği bir mektuba cevaben biz sosyal yardım kurumu değiliz demişti. Barzani’nin biz “dostlarımız” tarafından yıkıldık, böyle olduğunu bilseydim ben ABD’ye güvenmezdim diyordu sonradan.

ABD Kürdlere hiçbir zaman kaşı, gözünün güzelliği ya da ezildikleri, acıdığı için devlet kurmaz ve yardım etmez! ABD Kürd devletini kurmada çıkarınaysa değil bir, on tane Kürd devleti kurar.

ABD’nin 2. Körfez savaşında Kürdlerle çıkarları örtüşmüştür ve Saddam’ı bertaraf etmekle Güney Kürdistan’da defacto federal devlet olmasını sağlamıştır. Ayni şey Bati Kürdistan’da da olmuştur ama ne var ki Kürdler tarafından bu fırsat doğru kullanılmamıştır.   

Orta Doğu çok eski çağlardan itibaren insanlık için önemli ekonomik ve politik merkezlerin başında gelmiştir. Birçok medeniyetin doğuşuna ve gelişmesine ev sahipliği yapan Orta Doğu, Doğu ile Batı’yı birbirine bağlayan ticaret yolları üzerinde bulunması; önemli suyollarını ve kanalları barındırması sebebiyle tarihi süreç içerisinde önemini asla yitirmemiştir. Bugün için Orta Doğu’yu asıl önemli kılan ise 1800’lerin sonlarına doğru keşfedilen petrol olmuştur.

Orta Doğu hem petrol hem de gaz rezervi konusunda dünyanın en zengin bölgesi konumundadır. Bu zenginliklerin büyük kesimi Kürdistan toprakları üzerindedir. Zaten bu durum tek başına Orta Doğu’yu önemli kılmaktadır. Bu nedenle hangi süper güç Orta Doğu’ya yerleşirse o güç bu yüzyılda büyüyecektir. ABD bunu yaparsa ABD, Rusya bunu yaparsa Rusya ve Cin bunu yaparsa Cin büyüyecektir.

Tabi eğer Bati dünyası enerji kaynaklarını petrol ve gaz üzerine değil de örneğin ileride Nükleer enerjiyle karşılarlarsa o zaman Orta Doğu’nun fazla değeri olmaz desek te doğru değil, çünkü Ham petrol, günlük yaşamımızda her yerde bulunur ve ham petrol hammaddesi olmadan modern endüstriyel toplum hayal edilemez. 1920’lere kadar, bir ışık kaynağı olarak kullanılması petrolün en önemli kullanımı olmaya devam etti. Yağın bir kısmı, ısıtma sistemleri için bir enerji kaynağı olarak veya elektrik üretmek için termik santrallerde kullanılmaktadır. Benzine dönüştürülen yağ, arabalarımızda yakıt olarak kullanılır.  İleride elektro arabalar benzinle çıkanların yerini alsa da durum fazla değişmez, çünkü:

Kanepeden CD’ye: Petrol hayatı belirler

Yağın geri kalanı, günlük yaşamdaki hemen hemen tüm ürünlerde bir şekilde bulunur. Ham petrol, özellikle kimya endüstrisi için önemli bir hammaddedir. Almanya’da tüketilen ham petrolün yaklaşık yüzde onu burada tek başına kullanılıyor. Kimya şirketi BASF’nin ürünlerinin yüzde 80’i ham petrole dayanıyor. İyi bilinen polivinil klorür veya kısaca PVC, petrolden elde edilir ve pencere çerçevelerinde, zemin kaplamalarında ve hortumlar gibi tıbbi ekipmanlar da kullanılır. Örneğin döşemeli mobilya ve şiltelerdeki köpükler petrol içeren poliüretandan yapılır. Kanepede ortalama 60 litre ham petrol işleniyor. Ayrıca petrole dayanır ve genellikle çamaşır bezlerinde bulunur: Poliamid – naylon gibi sentetik elyafların yapıldığı malzemedir. Deterjanlar ve temizlik maddeleri, yine petrolden üretilen etilen oksit maddesine dayanmaktadır. Gıda endüstrisi için kaplardan CD’lere ve DVD’lere, ilaçlar ve kozmetikler gibi farmasötik ürünlere – petrol bu kadar çok şeyi mümkün kılıyor.

Öğrendiğim kadarıyla Orta Doğu’da, gelecek 250 yılın enerji kaynakları bulunmaktadır. Tabi petrol vs. sınırlıdır ve bir gün bitecek ama bu ayrı bir konu. Gerçek olan gelecek 100-200 yılarında da petrole ihtiyaç duyulduğudur.

Zaten bu zenginlik kaynakları olmasaydı kimse Kürdlerin ülkesini işgal etmeye kalkmayacak, zulüm ve baskı uygulamayacaktı.  

Bu mücadelenin başrol oyuncusu, petrole ilişkin politikaların belirleyicisi ABD’dir.

Kimsenin umutlarını kırmak istemiyorum ama bir süper güce ya da Joe Biden’den Kürdlerin kurtarıcısıymış gibi medet ummak, bel bağlamak çok yanlıştır.  ABD, yukarıda da belirttiğim gibi sadece çıkarlarına göre hareket eder. Burada su soruyu sormak lazım: ABD’nin Kürdlerin devletleşmesinde çıkarı var mı ya da yok mu? Bu soruyu cevaplamak için interneti taradım ama kayda değer bir cevap bulamadım. Biz ancak medyadan bize yansıyan haber ve “analizlerden” başka kapalı kapılar arkasında ne oluyor, ne planlar yapıyorlar bilmiyoruz. Maalesef ne istihbaratımız var, ne de bunu derli toplu analiz eden insanlarımız. Bu nedenle kesin konuşmak vs. doğru değil.

Hata TC, Bati Kürdistan’a girmeden önce bazı sözüm ona Kürd “analistler” TC Bati Kürdistan’ı hiçbir zaman işgal etmez, orada ABD var vs. diyorlardı. Sonucu hepimiz gördük.

Joe Biden’in seçimleri kazanması beni de çok sevindirdi, çünkü Trump hem ABD, hem Kürdler ve dünya için bir felaketti!

**********************************************************************************

Yorumlar:

**********************************************************************************

Cemil Halis:

“..ABD’nin Kürdlerin devletleşmesinde çıkarı var mı ya da yok mu?..” Kekê min zaten bütün devletler, hatta insanlar çıkarını düşünerek hareket ediyor…

Böyle olduğu içindir ki, Amerika Kürdistan’ın devler olmasını ister…

Evet, şu anda sözü geçenler bunun ne zaman olması gerektiği üzerine düşünüyorlar.. Çünkü, Kerkük’te çalışma yapan Amerika ile İngiltere şirketi (sanırım 1 yıl önce) birleşmişti..

Evet, Kürdistan hükümeti de 2013 yılında yaptığı yanlışa düşmeyecek şekilde ders çıkarmıştır sanırım…

Metin Esen:

Devletlerarası ilişkilerde devlet olması esastır, bu anlamıyla örgütlerin, partilerin, devletlerle ilişkileri devletlerarası ilişkiler değildir. ABD Afganistan da Vietnam da yaşadığı acı tecrübelerden sonra girdiği bölgedeki yerel güçleri kara gücü olarak kullanma esası üzerine politikasını geliştirmiştir. Güney ve Güney Batı ABD için saldırı savunma bağlamında askeri üs alanıdır. Güney Batı’da YPG ile işbirliği halinde olmasına rağmen Türk sömürgeci devleti Güney Bati Kürdistan’ın birçok yerini işgal etti. Demek ki ABD devlet ilişkilerini örgüt ilişkilerine kurban etmez. Bunu bir türlü anlamıyor bizim aklı evvel aydın ve siyasi Kürdlerimiz. Selam ederim.

Mehmet Müfit

Her gün ABD’ye Kürd devleti kurduran Kürdler büyük bir yanılgı içindedirler. Bölgede “disponible” güç olarak görüp ilişki geliştirdikleri biz Kürdler zor durumda olanın psikolojisiyle hareket ediyoruz. Oysa rasyonel durumda ABD’nin Kürd devleti kurma projesi yoktur. Böyle bir icraat büyük siyasi, ekonomik ve askeri külfeti gerektirir. Kısa ve orta vadede Kürdlerin buna mukabil olarak verebilecekleri fazla bir  şeyleri yoktur.

Bu bakıma, realitemizi abartıp düşüncemize uyarlamaya kalkışmaktan vaz geçmeliyiz.

Önemli ve esas olan şudur; bilinen sebeplerden dolayı ABD ve diğer Batı güçleriyle çıkarlarımızın aynı doğrultuda paralellik gösterdiği bu mevcut durumu iyi kullanıp maksimum yararlanılmaya çalışılmalıdır. Hadise budur.

Türk devleti ile birçok alanda çatışma içinde olmalarına karşın Batı devletleri cezalandırmak maksadıyla gerekli yaptırımlara bile gidemiyorlar. NATO konseptinin dışına çıkan Türkler kaybedilmek istenmiyor. Biz Kürdler emosyonel yaklaşımlar yerine hayal kırıklığı yaşamamak için ayakları yere basan realist analizler yapabilmeliyiz.

Uluslararası ilişkilere yön veren çıkarlar terazisine ne koyabiliyoruz bu halimizle. Kullanılan “disponible” güç olma dışında neyimiz var?

Doğan Demir

Mehmet Müfit sizin aklınızdan neler geçiyor, biz Kürtler nasıl bir strateji izlemeliyiz?

ABD bize devlet kurmaz diye teslim mi olacağız, ne verilirse razı mı olacağız? Kosova nasıl bağımsız olabildi?

Belki de çözümü biz yanlış ve uzak yerlerde arıyoruz. Bir kez bile Kürt siyasal güçleri “biz Türklerle bir arada yaşamak istemiyoruz” diyemediler. Dünya bize neden egemenlik bahşetsin? En az talep ettiğimiz şey egemenlik. Oysa BM yasaları bizim lehimize. Şu dünyada TC ve Azerbaycan dışında bizim bağımsızlığımıza, egemenliğimize karşı çıkacak başka bir devlet olmaz. Buna karşın, bizim egemenliğimize hemen evet diyecek en az seksen devlet var. Rusya’nın karşımızda olması bir avantaj. İran’la düşman olmamız bir avantaj. İsrail’le gönül bağımız bir avantaj. IŞİD’e karşı aldığımız zafer müthiş bir koz. Ama bunları gerekli uluslararası platformlara götürüp kararlı olacak kimse yok! Bu çapta bir tek liderimiz yok. Öcalan, hayal alemin de akla ziyan teoriler geliştiriyor. PKK yönetimi sıkışıp kalmış. Barzanilerin tek dersi aile hanedanlığı. Diğer Kürtlere ne olduğu umurlarında bile değil. Mazlum Kobane zaten Rojava gibi çok zor bir yerde. Diasporadaki Kürt lider ve aydınlarının durumunu ise siz benden daha iyi biliyorsunuz.

İbrahim Demir

Devletler hayır kurumları olmadıkları gibi merhamet ve sevgiyle de hareket etmezler dünyanın bütün Devletleri uluslararası ilişkilerde çıkarlarını esas alırlar

%d blogcu bunu beğendi: