Kürdlerde Ulusal Bilinc!

Kürdlerde Arap, Fars ve Türkler gibi dili ve Kültürü ile homojen bir halk olmasina ragmen tarihlerinde ULUSAL birligini saglayip bagimsizligina kavusamamislardir.Kürd Tarihin’de 150 yil önce Botanli Emir Bedir Xan gibi sahsiyetler Kürdleri bir cati altinda birlestirip bagimsizlastirmak istediylerse sömürgecilerin silahli güclerine yenik düserek basaramadilar. Ahmedi Xani gibi entellektüeller de her ne kadar bagimsiz Kürdistan’in geregini siirler ve yazilarinda dile getirdiylerse de bütün Kürdleri ayaklandiracak ve harekete gecirecek gücleri yaratamadilar.

Gecen yüzyil da Seyh Said, Seyit Riza, Berzenci, Barzani önderlikli 28’a yakin ayaklanma da basariya ulasamadi. Son olarak Öcalan önderlikli PKK’da nihayet bütün Kürdleri bir cati altinda birlestiremediginden cikmaza girdi.

Demirel biz 28 Kürd ayaklanmasini nasil bastirdiksa 29’cusunuda, yani PKK hareketini de öyle yenecegiz diyordu. Buna karsin Kürdler birligini olusturacaklarina bir birine hakaret ve Küfür yagdirarak bir birlerini karalayip öldürüyorlardi.

Bu ayaklanmalarin basarisiz olmasinin asil nedeni Kürdlerin hem daginik hem de Kürdlerin düsmanlarinin kuvvetli olmasindan kaynaklaniyor. Yani ULUSAL BILINC bazi Kürtlerde (Emir Bedir Xan’dan beri) yeterince vardi, fakat genel olarak Kürdlerin büyük cogunlugunda yoktur.

Kürdler de 15 bin yillik tarihinde bölgeleriyle et ile kemik gibi kaynasan bir halk gercegi vardir. TC’nin 84 yillik katmerli asimilasyon politikasi dahi Kürdleri asimile edememistir. Kürdler, Semit ve Farslar gibi su an Orta Dogu’da yasayan en eski halklardandir.

Bugüne kadar asimile edilemiyen Kürdleri bundan sonra asimile etmek mümkün degildir. Zaten dünya ve bölge halklari tarafindan taninip kabul gören Kürdleri, sömürgeci zihniyette bir gün mutlaka kabul görecek imha ve asimilasyon politikasindan vaz gececektir. Bu elbette kendiliginde olmayacak, bu ilk etapta Kürdlerin birligine ve politik mücadelesine baglidir.

Seladdin Eyyubi Kürd Tarihinde bir istisna olusturuyor. Kürdleri Araplari ve diger müslüman halklari birlestirip hacli seferlerine karsi savastiran ve Suriye gibi ülkeleri yaratan Seladdin Eyyubi Kürdlük adina degil, bizzat Islam adina hareket etmistir. Eyyubi’de ulusal bilinc degil, islam bilinci hakimdi.

Bazi Kürdler Kültürün gelismesi, asimile olanlarin tekrar Kültürleri ile tanismasi sonucu ulusal bilincin gelisecegini ve dolayisiyla birligin de kendiliginden olcagina inaniyorlar. Bu bir yanilsamadir.

a) Hic bir sey kendiliginden olmaz. Birlikde ulusal bilinc gibi belli bir calismanin ürünü ile olur. Ve ulusal bilinc bilinc ile olur, kültür ile degil. Kültürün katkisi elbette büyüktür, fakat gördügümüz gibi Kürd kültürünü yasayan bir KDP’li veya PKK’li yan yana gelip ortak amac icin calismazlar. Ayni kültürde bu insanlarin bir birlerine karsi calismasinin, bir birlerini karalamalarinin, distalamanin tek nedeni ulusal bilincin olmayisidir.

b) Kuzey Kürdistan örgütlerinde görüldügü gibi asimile olmus, kürdce bilmeyen Kürd Kültürü ile tanismayan bir cok Kürd bu örgütlerin sepatizani ve militanidir. Politik bilinc olunca insan hak ve hukukdan, insan haklarindan yana taraftar oldukca etnik köken hic bir anlam ifade etmiyor. Bu anlamda Kürdistan’da yasayan bütün halklar hep beraber seferber edilmelidir.
c) Etnik kökeni ile kaynasmis milyonlarca Kürd politize olmadigindan kendi haklarini örgütlü arayamadiklarindan asimile olanlar kadar aktif olmadigida bir gercek. Bunun bilinen baska nedenleride vardir. Egitim seviyesi, feodalizmin etkisi ve saire.

d) Asil önemli olan asimile olup olmamak degil, politize olup olmamaktir. Politize olmak demek kendi haklari icin örgütlü mücadele edenlere denilir.

Kürdlerin kücük bir kesimi politize olmus, fakat BIRLIK olmadiklarindan, ulusal bilinc olmadigindan Kürdistan’in politikasini ve kaderini kendileri belirlemiyorlar, böl-yönet politikalarina kurban gidiyorlar.

Kürdler maalesef geldikleri asamada yine darma daginik ve böl-yönet politikalarinin kurbanidirlar. Güney’de bir federasyonlasma varken Kürdler BIRLIK olup statükoculugu kirip Lozan atlasmasini terk ederek Sevr antlasmasina benzer bir Antlasma ile Kürdistan’i bes parcaya bölen ülkelere tam bagimsizligi dayatamiyorlar.

BIRLIK olmak icin daha ne kadar insanin ölmesi, aci cekmesi gerekiyor? Kürdler neden Dünya devletlerinden ögrenemiyorlar? Dünyada her hangi bir ülke nasil isliyorsa fiktif bir Kürdistan neden hemen simdi öyle islemesin?

Her Kürd bir parti olmakdan vazgecmelidir artik. Her seyi sifirdan baslamanin tekerlegi yeniden icad etmenin geregi yoktur. Atalarimizin mirasina ve mücadelesine sahip cikip o mücadeleyi dahada ilerilere götürmeliyiz diye düsünüyorum.

Var olan partilerin ORTAK bir platformda birlesmesi ve bir agizdan Kürd Politikasi yapmasi bütün partilerin ve Kürdlerin yararindan öteye bir zorunluluktur. Yoksa Kürdler ezeli böl-yönet politikalarindan ve sömürgecilerin sinsi oyunlarindan kurtulmayacaklardir.

ULUSAL BIRLIK belkide en zor istir. Büyük fedakarlik ve sorumluluk gerektirir. Ac ve susuz cocuklarimiz icin, özgürlük ve bagimsizlik ugruna ölenler icin bu BIRLIK olmalidir.

Her Kürt bilmelidir ki bir ulusun cikarlari kisi, kariyer, örgüt, parti, kurum ve kuruluslarin üstünde ve ötesindedir. Ulusal bilinc dedigimizde budur. Bir ulusun, yani bir halkin cikarlarini her sart altinda tüm bu parti ve grupcuklarin cikarinin üstesinden tutmaktir. Bu yapilmadigi sürece her kes kendi kümesinde bogulup kalacak, baski, sömürü ve zulme son verilmeyecek, ezeli ezileceklerdir.

Alan Lezan, Berlin – 14. Eylül 2004

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: