Hak, Hukuk ve Adalet İstiyoruz!

Hak

Hak, bireylerin sahip olduğu ve hukuk düzeni tarafından korunan yetkilerdir. Genel olarak üç ana türü vardır:

Doğal Haklar: Her insanın doğuştan sahip olduğu haklardır. Örneğin, yaşam hakkı, özgürlük hakkı gibi.

Medeni Haklar: Kişilerin toplumsal yaşamda sahip olduğu haklardır. Mülkiyet hakkı, seyahat hakkı, eğitim hakkı gibi.

Sosyal ve Ekonomik Haklar: Bireylerin sosyal ve ekonomik güvence altına alınması için sahip oldukları haklardır. Sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı, çalışma hakkı gibi.

    Hukuk

    Hukuk, toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücü ile desteklenen kurallar bütünüdür. Hukuk, bireyler ve toplum arasındaki ilişkileri düzenler. Temel hukuk dalları şunlardır:

    Anayasa Hukuku: Devletin temel yapısını, organlarının yetki ve görevlerini, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini düzenler.

    Ceza Hukuku: Suç sayılan fiilleri ve bu fiillere uygulanacak yaptırımları düzenler.

    Medeni Hukuk: Kişilerin özel ilişkilerini düzenler. Aile hukuku, miras hukuku, eşya hukuku gibi alt dalları vardır.

    İdare Hukuku: Devlet ve bireyler arasındaki ilişkileri düzenler. Devletin idari yapısını ve işleyişini belirler.

    Ticaret Hukuku: Ticari faaliyetleri ve bu faaliyetlerin taraflarını düzenler. Şirketler hukuku, sigorta hukuku gibi alt dalları vardır.

      Hukukun Temel İlkeleri

      Adalet: Herkese hakkını vermek, eşit davranmak.

      Hukukun Üstünlüğü: Hiç kimsenin hukukun üzerinde olmaması, herkesin hukuka tabi olması.

      Eşitlik: Bütün bireylerin yasa önünde eşit olması.

      Temel Hak ve Özgürlükler: Bireylerin sahip olduğu temel hak ve özgürlüklerin korunması.

        Bu kavramlar, toplumsal düzenin ve bireylerin haklarının korunmasında büyük önem taşır.

        Örneğin, Arap, Fars ve Türklerin askeri ve polisi var. Kürdlerin neden olmasın? Kürdlerin de savunma hakkı yok mu?

        Kürdler silah bırakacaklarsa, onlar neden bırakmıyor?

        Onların resmi dili varsa, Kürdlerin neden olmasın?

        Onlar ne hakla ülkemizi işgal ediyorlar? Biz onların ülkesini hiç işgal edip onlara baskı ve zulüm yaptık mı? Ya da onlar hakkını arıyor diye işkence edip, hapishaneye atıp, öldürdük mü, köylüsüne dışkı yedirdik mi?

        Onlara zorla dilimizi öğrettik mi?

        İşte halkların kardeşliği değil, halkların eşitliği olur ve sömürgeciler ülkemizden koşulsuz çekilirlerse o zaman adaletten konuşulur.

        Herkes tutturmuş çözüm, çözüm, çözüm diyor ama neyin çözümü? Ya da bu çözüm dedikleri pakette Kürdlerin kazancı nedir? Hiçbir şey! 

        Yoksa bir numaralı Kürd düşmanı olan Bahçeli’nin, PKK’nin silah bırakması karşılığında Kürdlere tanıdığı bir hak var mı?

        Bahçeli çok net ve açık bir şekilde söylüyor: “Ama devletin terörle masaya oturmasını hiç kimse, hiçbir şart altında beklemesin, aklından dahi geçirmesin,” diyor. İşte burada görüldüğü gibi bu bir numaralı Kürd düşmanı, gelin koşulsuz teslim olun diyor. Bunun adı teslimiyettir. 

        Fazla uzatmak istemiyorum. Bu sözde çözüm paketinde en azından Kürd dilinin resmi dil olarak kabul edilmesi ve federasyonun sağlanması gerektiğini düşünüyorum.

        Özgürlük ve bağımsızlık bizim en doğal hakkımızdır. Onlar özgür ve bağımsız oluyorsa biz neden olmayalım? Onların ülkemizde ne işi var?

        Gerçek hak, hukuk ve adalet, ancak onlar ülkemizden tamamen çekilir ve biz de beş parçayı birleştirip tam bağımsız olursak sağlanır.

        Hem Kuzey Kürdistan hem de Rojava’da federasyon, ara bir çözüm olduğu için desteklenebilir. Ama nihai hedef her zaman bağımsızlık olmalıdır. 

        Şu an Kuzey’in durumu çok kötü ve Rojava’da Kürdlerin eline tarihi bir fırsat geçmiş durumda ve federasyon mümkündür. Kürdler bu fırsatı değerlendirecekler mi, gelecek aylarda ve yıllarda göreceğiz.

        Bir yılı daha geride bırakıyoruz ve gelecek yılın bütün Kürdler ve değerli arkadaşlarım için sağlık, mutluluk, başarı ve huzur getirmesini diler ve yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlarım.

        Alan Lezan || 31.12.2024