Hz. Nuh ve Kürdler

Nuh Peygamber, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam gibi üç büyük semavi dinin merkezi bir figürüdür. Tarihsel olarak gerçekten yaşayıp yaşamadığı tartışmalıdır, ancak onun anlamı derin ve çok katmanlıdır.

Nuh Peygamber kimdir?

  • Tevrat’ta (Yaratılış 6–9) Nuh, “tufan öncesi ataların” sonuncusudur. Tanrı, onun doğru yaşadığını görerek onu seçer ve ailesiyle hayvanları kurtarması için bir gemi yapmasını emreder.
  • İslam’da Nuh, beş büyük peygamberden biri olarak kabul edilir (“Ulul Azm”) ve Allah’ın gönderdiği ilk elçidir. 950 yıl boyunca putperestliğe karşı mücadele etmiş ve tek Tanrı’ya iman etmeyi öğretmiştir.
  • Bahâî inancı ve diğer bazı manevi geleneklerde de Nuh, ilahi rehberliğin ve yenilenmenin sembolü olarak görülür.

Gerçekten yaşamış mıydı?

Bu konuda görüşler farklıdır:

  • Dini metinler, Nuh’u ilahi görevle gönderilmiş gerçek bir kişi olarak ele alır.
  • Tarihçiler ve arkeologlar, tufan hikâyesini daha çok mitolojik veya sembolik bir anlatı olarak görür. Bu anlatı, Sümerlere ya da Kürdlere ait Gılgamış Destanı gibi daha eski kaynaklara dayanıyor olabilir.
  • Jeologlar, Tevrat’ta anlatıldığı gibi küresel bir tufan yaşanmadığını, ancak yaklaşık 7.500 yıl önce Karadeniz çevresinde büyük bölgesel taşkınlar olduğunu ve bu olayların bu tür anlatılara ilham vermiş olabileceğini söylüyor.

Nuh ne zaman yaşamış olabilir?

Tevrat kronolojisine göre: Nuh yaklaşık M.Ö. 3063 yılında doğmuş ve M.Ö. 2113 yılında (950 yıl yaşamış) ölmüştür. Tufanın ise yaklaşık M.Ö. 2463 yılında gerçekleştiği kabul edilir.

Diğer bazı Hristiyan kronolojileri, tufanı kaynak ve hesaplamalara göre M.Ö. 2578 ile M.Ö. 2282 yılları arasına tarihlendirir.

İslam’da kesin bir tarih verilmez, ancak Nuh, İbrahim ve Musa’dan çok önce yaşamış olan ilk peygamberlerden biri olarak kabul edilir.

Hikâyenin anlamı nedir?

Tarihsel gerçekliğinden bağımsız olarak Nuh’un hikâyesi şunları temsil eder:

  • Allah’a iman ve itaat
  • Ahlaki çöküşe karşı uyarı
  • Yıkımdan sonra yeniden doğuş ve umut
  • Karanlık zamanlarda bile bir bireyin ışık taşıyabileceği fikri

Kürdler ve Nuh

Birçok Kürd, kendilerinin Nuh’un soyundan geldiğine inanır. Bu inanç, özellikle Kuzey Kürdistan’da bazı yerlerin Nuh’un hikâyesiyle özdeşleştirilmesiyle, bölgesel kültür ve dini sembolizm içinde derin bir yere sahiptir.

Nuh ve Kürd bölgesi

  • Şırnak şehri, yerel anlatımlarda “Şehr-i Nuh” yani “Nuh’un şehri” olarak anılır.
  • Yakınlardaki Cizre şehrinde Nuh’un mezarının bulunduğuna inanılır ve bu yer kutsal kabul edilir.
  • Cudi Dağı, İslam’a göre Nuh’un gemisinin tufandan sonra indiği yerdir – Tevrat’taki Ararat Dağı değil. Bu dağda Kuzey Kürdistan‘dadır.

Kürdler için sembolik anlamı

  • Nuh’un soyundan geldiklerine inanmak, Kürdlere manevi bir derinlik ve tarihsel bir onur kazandırır.
  • Bu inanç, Kürdlerin kadim ve özgün bir halk oldukları hissini güçlendirir – insanlık tarihinin en eski dönemlerinden beri var olduklarını vurgular.
  • Dini açıdan Nuh, tufandan sonra tüm insanların babası olarak görülür – bu nedenle “Nuh’un çocukları” olma fikri hem Yahudilikte hem İslam’da yaygındır.

Mit mi, tarih mi?

  • Bu soyun tarihsel olarak kanıtlanması mümkün değildir, ancak sembolik ve kimlik kurucu bir anlam taşır.
  • Bölgede yaşayan birçok halk – sadece Kürdler değil – kendilerini Nuh’un oğulları olan Sam, Ham ve Yafes’in soyundan sayar.
  • Kürdler genellikle Yafes ile ilişkilendirilir; Tevrat’a göre Yafes’in soyundan Avrupa ve Ön Asya’daki birçok halk türemiştir.

Alan Lezan || 17.08.2025