Kürdler Türkiye’de Devrim Yapabilir mi?
Bu sorunun cevabına geçmeden önce Türkiye’nin sözüm ona “Demokrasi Tarihi’ne” bir göz atalım.
Türkiye’de çok partili dönem, 1945 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) dışında ikinci bir partinin -Nuri Demirağ liderliğindeki Millî Kalkınma Partisi (MKP)- kurularak 1946 genel seçimlerine çok partili sistemle gidilmesi ile başlamıştır.
Bilindiği gibi Demokrasi: “Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlıktır.” Ama Türkiye’de gerçek anlamda, ya da Avrupa tipi demokrasi hiçbir zaman olmadı.
İlk askeri darbe 15 yıl sonra, 27 Mayıs 1960’ta yapıldı. Askerî darbe, görevden almanın askerîye tarafından gerçekleştirilmesidir. Bir tahmine göre 1950’den 2010’a kadar 457 darbe girişimi olmuş ve bunların yarısı başarılı olmuştur. (Wikipedia)
Türkiye’de askerî müdahaleler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kurumsal olarak ya da bazı subayların kendi başlarına inisiyatif alarak sivil yönetime yaptığı müdahalelerdir.
Bu darbelerin içinde en kötüsü Kenan Evren’in yaptığı 12. Eylül 1980 askeri cuntadır. İlgililer internette bu darbelerle ilgili bilançoyu okuyabilirler.
Görüldüğü gibi Türkiye 100 yıllık tarihinde derin devletin despot ve ırkçı generalleri tarafından diktatörce, kanla yönetildi ve yönetiliyor… Bu gerçeği çok iyi bilmek lazım!
Bana göre Türkiye’de “sosyalist devrim” yapmak şimdilik ham hayaldir, çünkü 1980’ler gibi halkın belli bir kesimi ciddi şekilde ayaklansa bile cunta gelir ve yine hepsini yok eder.
Eğer gerçekten sosyalist devrim yapmak istiyorsanız o zaman askeriyeyi ikna edin. Biliyorum, simdi güleceksiniz, doğrusu ben de gülüyorum, çünkü Türk ordusu hiçbir zaman sosyalistleri desteklemez.
Bir gerçekte: “Türk solu” artık kalmadı, onun yerine Kürd solu var. Burada komik olan kendi ülkesi Kürdistan’ı baskı ve zulümden kurtarmayan Kürdler, gidip sömürgecilerine Avrupa tipi demokrasi getirmek istiyorlar ki o demokrasiden sonra kendilerinde özgür olsunlar… Bu durum dünyada bir tek Kürdlerde var, çünkü diğer dünyada var olan sömürge ülkeler sömürgecilerini ülkelerinden kovdular ve doğru olanda budur.
Peki, sosyalist devrim olmuyorsa ne yapmak lazım?
1980 cuntası geldiğinde ben 14 yaşındaydım. Ve o dönem devrimcilik modaydı ve bu moda gereği bende devrimciydim ve devrimci abilerimiz bize matematik, kimya, biyoloji, fizik kitaplarınızı yakın dediler. Bizde okulun önünde bu kitapların hepsini yaktık onun yerine bize Marks, Engels, Lenin, Stalin’in kitaplarını verdiler.
Sonra cunta geldi ve parası olan devrimci abilerimiz yurtdışına kaçtılar, diğerleri yakalandı, kimi işkencelere dayanamayıp öldü, kimi de hapse atıldı.
Bütün bu tecrübelerden dolayı sunu söyleyebilirim: Ben Almanya’ya geldikten sonra okula devam ettim ve Marks, Engels, Lenin, Stalin’in kitaplarını nerde gördümse oradan kaçtım. Bu kitaplar yerine matematik, kimya, biyoloji, fizik kitaplarını okudum ve çok iyiyim.
Simdi denilecek ki, sen Almanya’daydın okuma olanağın vardı. Kürdistan, Türkiye’de yok böyle bir şey! İnanmıyorum. Çünkü DEM’i seçen milyonlarca insan var. Örneğin DEM bir okuma-yazma-öğrenme seferberliği başlatabilir. Bilen bilmeyene öğretsin… Bunu ben mümkün görüyorum.
Sosyalizme gelince; Düşüncede sosyalizm iyidir ama pratikte islemiyor, çünkü insanın doğasına ters düşüyor. Eğer öyle değilse bugün dünya tümden sosyalist olacaktı, çünkü dünyanın yarısı sosyalist olmuştu ama iyi islemediği için teker teker çöktüler…
Bu nedenle sosyal devleti, Avrupa tipi demokrasiyi kendi ülkemizde yapmalıyız. Bizi ezen, öldüren katleden sömürgeci ülkelerde değil. Bunun için insan öldürmeye de gerek yok… Beynimizi kullanacağız… Hepsi bu…
Alan Lezan || 12.04.2024
PS: Fotoğrafta gördüğünüz kişi 17 yaşındaki Erdal Eren adında bir devrimciydi. Kenen Evren onun yaşını büyüttü ve astı. Düşünüyorum da; daha çiçeği burnunda bir çocuğun politikası ne olabilir?
