Lider Algısı ve Onay Yanlılığı: Mesut Barzani Örneğinde Sosyal Medya Dinamikleri

Sosyal medya, günümüzde siyasal figürlerin toplumsal algısını biçimlendiren en etkili iletişim yollarından/platformlardan biri haline gelmiştir. Özellikle Kürd siyasetinde sembolleşmiş liderler, dijital platformlarda hem yoğun destek hem de eleştiriyle karşılaşmaktadır. Bu bağlamda Mesut Barzani’ye yönelik sosyal medya tepkileri, kolektif psikolojinin ve dijital davranış kalıplarının dikkat çekici bir örneğini sunmaktadır.

Barzani hakkında yapılan olumlu paylaşımlar genellikle yüksek etkileşim alırken, eleştirel içerikler sınırlı beğeniyle karşılanmakta ve çoğu zaman görünürlük açısından geri planda kalmaktadır. Bu durum, bireylerin kendi düşünsel çerçevelerini destekleyen bilgileri tercih etmesiyle açıklanan onay yanlılığı (confirmation bias) kavramıyla doğrudan ilişkilidir. Kullanıcılar, mevcut inançlarını pekiştiren içeriklere daha fazla ilgi gösterirken, bu inançlara ters düşen görüşleri görmezden gelme veya reddetme eğilimindedir.

Mesut Barzani gibi figürler, birçok Kürd birey için yalnızca siyasal bir aktör değil, aynı zamanda kimliksel ve tarihsel bir sembol niteliği taşımaktadır. Bu nedenle yapılan övgüler, bireylerin aidiyet duygusunu pekiştirirken; eleştiriler, bu aidiyete yönelik bir tehdit olarak algılanabilmektedir. Bu durum, sosyal medya ortamında lider kültü oluşumunu desteklemekte ve eleştirel düşüncenin dolaşıma girmesini zorlaştırmaktadır. 

Öte yandan, sosyal medya algoritmaları popüler içerikleri öne çıkarma eğilimindedir. Bu algoritmik yapı, övgü içeren paylaşımların daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlarken, eleştirel içeriklerin görünürlüğünü sınırlayabilmektedir. Böylece dijital kutuplaşma derinleşmekte, çoğunluk görüşü baskın hale gelirken alternatif sesler marjinalleşmektedir.

Kürd halkı, tarihsel olarak kimlik mücadelesi veren, baskılara karşı direnen bir topluluktur. Bu nedenle lider figürleri, yalnızca siyasal aktörler değil, aynı zamanda kolektif hafızanın ve direnişin sembolleri haline gelmiştir. Sosyal medyada bu liderlere yönelik övgülerin yoğun ilgi görmesi, halkın aidiyet duygusunu pekiştiren bir unsur olarak değerlendirilebilir. 

Ancak bu durumun eleştirel düşünceyi gölgelemesi, uzun vadede demokratik kültür açısından sorunlu bir zemine yol açabilir.

Herhangi bir liderin hatalarının görmezden gelinmesi, sorgulanmayan bir otorite anlayışını besler. Oysa sağlıklı bir toplum, sevdiği figürleri bile gerektiğinde eleştirebilme cesaretine sahip olmalıdır. Ben kişisel olarak, hangi lider olursa olsun, hata yaptığında eleştirmek gerektiğine inanıyorum. Bu yaklaşım, düşmanlık değil; sorumluluk ve ilkesel duruşun bir gereğidir. Üstelik bu eleştirileri dile getirirken herhangi bir çıkar ya da kazanç beklentisi içinde, yani rant peşinde değilim; amacım sadece düşünsel katkı sunmak ve toplumsal farkındalığı artırmaktır.

Kurd halkının geleceği, yalnızca güçlü liderlerle değil, aynı zamanda özgürce düşünebilen, sorgulayan ve ilkelerle hareket eden bireylerle şekillenmelidir. Bu nedenle eleştiri kültürünün gelişmesi, halkın siyasal olgunluğunu ve toplumsal dayanıklılığını güçlendirecek önemli bir adımdır. Sosyal medya, bu sürecin hem destekleyicisi hem de engelleyicisi olabilir. Önemli olan, dijital ortamda da ilkeli duruşu koruyabilmek ve farklı seslere alan tanımaktır.

Mesut Barzani’ye yönelik yapıcı bir eleştide bulunduktan sonra, paylaşımlarımı her zaman beğenen bazı sözde “arkadaşlarım” yazılarımı beğenmek bir yana, beni arkadaşlıktan bile çıkardılar. İşte bu, çok tehlikeli bir mürid toplumunun göstergesidir; böyle bir yapı gelişemez, ilerleyemez. 

Üstelik aynı kişiler sık sık demokrasiden söz ederler, ancak demokrasilerde farklı düşüncelere tahammül göstermek, onları tolere etmek gibi temel bir ilkeyi ne tanıyorlar ne de uyguluyorlar. 

Demokrasi, bir zihniyet ve kültür meselesidir. Gerçek demokrasi, kâğıt üzerinde değil; zihinlerde, düşünce dünyasında var olmalıdır. Demokrasi sadece bir sistem değil, bir düşünce biçimidir. Onun gerçek yeri anayasal metinler değil, insanların zihnidir.

Bana sıkça şu soru yöneltiliyor: “Sen kimsin ki Barzani’yi eleştiriyorsun?” Doğrusu, Barzani’nin kusursuz bir Tanrı olduğunu bilmiyordum. Ben ise sıradan, özgür bir vatandaşım ve dünyanın her yerinde olduğu gibi, istediğim kişiyi eleştirme hakkına sahibim. Bu temel gerçeği bilmeyenler ancak cehaletle hareket edenlerdir.

Allah Kürdlere yardımcı olsun! Bu zihniyetle uğraşmak gerçekten çok ama çok zor.

Alan Lezan || 13.08.2025

Not-1

Confirmation bias, Türkçede onay yanlılığı ya da doğrulama eğilimi olarak çevrilen bir psikolojik kavramdır. İnsanların, önceden sahip oldukları inançları, düşünceleri veya duyguları destekleyen bilgileri arama, hatırlama ve önemseme eğilimi anlamına gelir.

  • Kişi, zaten inandığı bir fikri destekleyen bilgileri daha kolay kabul eder.
  • Bu fikre ters düşen verileri ya görmezden gelir ya da reddeder.
  • Böylece kişi, kendi düşüncesini sürekli olarak pekiştirir, ama gerçeklikten uzaklaşabilir.

Örnek verirsek;

  • Bir kişi bir lideri seviyorsa, onunla ilgili olumlu haberleri paylaşır, eleştirileri görmezden gelir.
  • Bir futbol taraftarı, kendi takımının hatalarını mazur görür, rakip takımınkileri ise abartır.
  • Bir kişi bir komplo teorisine inanıyorsa, sadece o teoriyi destekleyen kaynakları okur ve karşıt görüşleri reddeder.

Confirmation bias, hem bireysel hem toplumsal düzeyde:

  • Önyargıları güçlendirir
  • Kutuplaşmayı artırır
  • Eleştirel düşünmeyi zayıflatır

Bu yüzden özellikle siyaset, medya ve sosyal ilişkilerde farkında olmak çok önemlidir.

Not-2

Sosyal medya algoritmaları, popüler içerikleri öne çıkarma eğilimindedir. Bu algoritmik yapı, övgü içeren paylaşımların daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlarken, eleştirel içeriklerin görünürlüğünü sınırlayabilir.

Sosyal medya bunu neden yapıyor?

Sosyal medya platformları, kullanıcı bağlılığını en üst düzeye çıkarmak amacıyla tasarlanmış algoritmalar kullanır. Bu da şu anlama gelir:

• Kullanıcıların platformda mümkün olduğunca uzun süre kalması hedeflenir

• Yüksek etkileşim alan içerikler (beğeni, yorum, paylaşım) öncelik kazanır

• Daha fazla etkileşim, daha fazla reklam geliri demektir

Övgü vs. Eleştiri

• Övgü içeren içerikler genellikle daha fazla beğeni ve paylaşım alır → algoritma bunları “başarılı” olarak değerlendirir

• Eleştirel içerikler daha az etkileşim yaratabilir veya tartışmalı olabilir → algoritma bunları “riskli” olarak sınıflandırır

Yankı Odaları ve Onaylama Yanlılığı

Bu algoritmik yapı, kullanıcıların sürekli olarak kendi görüşlerini doğrulayan içeriklerle karşılaşmasına neden olur. Bu da şu sonuçları doğurur:

• Yankı odaları (sadece benzer görüşler duyulur)

• Onaylama yanlılığı (confirmation bias): insanlar zaten inandıkları şeyleri görür

Sosyal medya, kullanıcı davranışına göre optimize edilir – bu süreçte eleştirel düşünme ve fikir çeşitliliği geri planda kalabilir. Bu durum, toplumsal kutuplaşmayı ve bilgi balonlarını besleyebilir.