Medler Kürd müydü?

Medler’in Kürd olup olmadığı konusu, tarihsel belgelerden çok kültürel yorumlara ve akademik tartışmalara dayanmaktadır. Bu konuda farklı görüşler vardır ve kesin bir sonuca ulaşmak zordur. İşte bu tartışmanın temel noktaları şunlardır:

Ortak Coğrafya ve Dil Ailesi

  • Medler, MÖ 9. yüzyıldan itibaren İran’ın kuzeybatısında, yani bugünkü Kürdistan coğrafyasında yaşamışlardır.
  • Kürdler ve Medler, Hint-Avrupa dil ailesine mensup halklardır.
  • Bu ortak dil kökeni, bazı araştırmacılar tarafından etnik yakınlık olarak yorumlanır.

Tarihsel Kayıtlar Ne Diyor?

  • Antik kaynaklarda Medler “Mada” olarak geçer; Yunanlar “Mados”, Asurlular “Kurmada-mata” şeklinde adlandırmıştır.
  • Medler’in dili olan Medce, günümüze ulaşmamıştır. Ancak bazı araştırmacılar, Medce’nin Kurmancî ve Zazakî ile benzerlikler taşıdığını iddia etmektedir.
  • Herodot ve diğer antik tarihçiler, Medler’i dağlık bölgelerde yaşayan, Perslerden farklı bir halk olarak tanımlar.

Akademik Görüşler

  • Bazı tarihçiler Medler’i Kürdlerin atası olarak görürken, bazıları bu bağlantının tarihsel olarak kanıtlanamayacağını savunur.
  • Cambridge Üniversitesi’nin İran tarihi üzerine yaptığı çalışmalarda, Medler’in İranî halklar arasında yer aldığı belirtilir, ancak doğrudan Kürd olarak tanımlanmaz.

Kültürel Sahiplenme

  • Kürd tarih yazımında Medler, kadim Kürd uygarlığı olarak görülür.
  • Özellikle Kürd aydınları ve tarihçileri, Medler’i Kürd kimliğinin kökeni olarak sahiplenir.
  • Bu sahiplenme, tarihsel belgelerden çok kültürel ve coğrafi yakınlığa dayanır.

Medler’in Kürd olduğu kesin olarak söylenemez, ancak Kürdler ile Medler arasında dilsel, coğrafi ve kültürel bağlar olduğu açıktır. Bu nedenle Medler, Kürd tarihinin önemli bir parçası olarak görülür. 

Akademik olarak bu bağlantı tartışmalıdır, ancak Kürd halkı için tarihsel kimlik ve kültürel miras açısından anlamlıdır.

Medlerin “köşkü” olarak anılan yer, tarihsel olarak Med İmparatorluğu’nun başkenti olan Ekbatana’dır. Bugünkü Doğu Kürdistan’ın “Hemedan” şehri, antik Ekbatana’nın bulunduğu yer olarak kabul edilir.

Ekbatana, Med İmparatorluğu’nun kurucusu Deioces tarafından MÖ 678 civarında başkent olarak seçilmiştir.

Antik kaynaklara göre şehir, yedi katmanlı surlarla çevrili, mimari açıdan görkemli bir yerleşimdi.

Herodot’a göre Ekbatana, hem idari merkez hem de kraliyet sarayı olarak kullanılmıştır.

Bugünkü Hemedan şehrinde yapılan arkeolojik kazılarda, Medler dönemine ait kalıntılara rastlanmıştır.

Hemedan’da Arkeolojik Kazılar

  • Kazı alanları sınırlı: Hemedan’ın tamamı değil, belirli bölgeleri özellikle Hagmatana Tepesi gibi antik yerleşim alanları kazı çalışmalarıyla inceleniyor.
  • Yüzey araştırmaları: Şehrin farklı noktalarında yapılan yüzey araştırmaları sayesinde, eski yerleşim izleri ve kültürel kalıntılar belgeleniyor.
  • Zengin tarihî miras: Medler, Persler, Sasani ve İslam dönemlerine ait çok sayıda maddi kültür örneği, mezar yapıları ve savunma tesisleri bulunmuş durumda.
  • Henüz tam kapsamlı değil: Araştırmalar hâlâ devam ediyor ve bölgenin tüm potansiyeli henüz tam olarak ortaya çıkarılmış değil.

Neden Tümden Kazılamıyor? Çünkü tümden kazılsa Kürdlerin ataları olup olmadığı ortaya çıkar.

  • Modern yerleşim: Hemedan günümüzde aktif bir şehir olduğu için, tüm alanlarda kazı yapmak mümkün değil.
  • Koruma ve izinler: Arkeolojik kazılar, İran Kültür Mirası Kurumu’nun izniyle ve koruma önlemleriyle yürütülüyor.
  • Zaman ve kaynak: Tüm bir şehri kazmak hem zaman hem de kaynak açısından oldukça zorlu bir süreçtir.
  • Bunu ancak uzman Kürd arkeologlar yapabilir; fakat İran’da kazı izni almak gerekir ki, bu oldukça zordur ve genellikle İran’ın çıkarlarına uygun düşmez.

Alan Lezan || 05.08.2025

PS: Bir şeyin doğruluğuna inanmak için bilimsel temele dayanması gerekir. Bu nedenle bilimsel kanıtı olmayan hiçbir şeye inanmamak gerekir.