Gerçek Demokrasi, Farklı Seslere Alan Açmaktır

Demokrasi, ifade özgürlüğüdür. Her birey, düşündüğü her konuda özgürce konuşma hakkına sahiptir.

Bir fikre katılıp katılmamamız önemli değil; farklı görüşlerin varlığı, sağlıklı ve canlı bir toplumun göstergesidir.

Gerçek demokrasi, sadece konuşma hakkı değil, aynı zamanda başkalarını dinleyebilme erdemidir, özellikle hoşumuza gitmeyen fikirlerle karşılaştığımızda.

Hoşgörü, zayıflık değil, olgunluk göstergesidir. Tahammül göstermek; sabır ve anlayışla yaklaşmak gerekir.

Çünkü gerçek diyalog ancak karşılıklı saygıyla mümkündür. Ve ilerlemenin temeli de bu diyaloğun kendisidir.

Sadece kendi sesimizi duyurmak değil, başkalarının sesine de alan açmak gerekir.

Örneğin, PKK’yi ya da Öcalan’ı eleştirmek için silah alıp dağa çıkmak gerekmiyor. Bir insanın; kişi, parti, kurum veya kuruluşları yapıcı bir dille eleştirme hakkı vardır. 

Bırakalım insanlar düşüncelerini her yerde, herkese karşı özgürce ifade etsin!

Bana hakaret eden ya da küfür eden kişiyi, hiç tartışmaya girmeden engellemek zorundayım. Bunun dışında, kim ne derse desin, hangi görüşte olursa olsun, herkese saygı gösteririm. Zaten aynı görüşte olanlarla tartışma olmaz; tartışma, farklı düşünenlerle yapılır. Tartışma, bulanık ve çelişkili olguları netleştirmek için yapılır; kimseyi zorla ikna etmek için değil. Biri tez ortaya koyar, diğeri antitez sunar; amaç senteze ulaşmaktır. Ancak sentez oluşmuyorsa, herkes kendi düşüncesinde kalır, bunda da bir sakınca yoktur.

Batı ülkelerinde düşünce özgürlüğü kutsal olduğu için muazzam gelişmişler. Düşünce özgürlüğünün olmadığı despot, gerici ve bağnaz ülkelerin gelişmesi mümkün değildir. 

Bazı arkadaşlar, hakaret ve küfürün de düşünce özgürlüğü kapsamında olduğunu söylüyor. Bence bu doğru değil; çünkü hakaret ve küfür, bir insanın onurunu zedeler ve bu nedenle yapılmamalıdır.

Almanya’da “İnsanın onuruna dokunulmaz” ilkesi, Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası’nın 1. maddesinde açıkça yer almaktadır. Bu madde, Alman hukuk sisteminin temel taşlarından biridir ve Almanya’da hakaret ve küfür suçtur. Alman Ceza Kanunu’nun (StGB) 185. maddesi kapsamında değerlendirilir ve onur suçları arasında yer alır ve para cezası ya da 1 yıla kadar hapis cezası verilir, daha doğrusu ceza hakaretin ağırlığına bağlıdır. Önemli olan, ifadenin nesnel olarak nasıl algılandığıdır, “öyle demek istemedim” gibi savunmalar genellikle geçerli olmaz.

Tepkilerimizi duygularla değil, akılla yani rasyonel bir şekilde ortaya koymalıyız. Başkaları farklı görüşte diye öfkelenmek yerine, onur kırıcı olmadan kendi düşüncemizi ifade etmeliyiz. Unutmayalım: Hakaret ve küfür, siyasi bir acizliktir.

Hakaret ve küfürle ne bir millet devletleşir, ne de işgal altında olan bir ülke özgürleşir. Eğer durum böyle değilse, söyleyin; ben de hakaret ve küfür etmeye başlayayım…

Güzel ve verimli tartışmalar dileğiyle…

Alan Lezan || 08.08.2025