Orta Dogu Kültürü!
Kültür, Latince “cultura” kelimesinden gelir ve hem tarım hem de beden ve ruhun bakımı anlamına gelir. Genel olarak, bir toplumun zihinsel, sanatsal ve işlenmiş tüm değerlerine denir. Hayvanların evcilleştirilmesi, yağ ve peynirin yapılışı, buğdayın ekmeğe dönüştürülmesi, dilin buluşu gibi ilk akla gelen kültürel değerlerdir.
Kültürde en önemli etken gelişimdir. Orta Doğu’ya baktığımızda 6 bin yıllık bir kültürle karşılaşıyoruz. İnsan gelişimi sanki bir anda duruvermiş. Bugün neolitik dönemi yaşamak isteyen Orta Doğu’ya, daha doğrusu Kürdistan’a gidebilir.
Kültürel gelişememenin birçok nedeni vardır. Avrupa, Afrika, Asya ve Orta Doğu’yu kıyasladığımızda en büyük nedenlerden biri feodalizmdir.
Feodalizm, daha doğrusu Arap kültürü, insanları adeta prangaya vurmuş, hapsetmiştir. Bütün özgürlüklerini ellerinden almıştır. Öyle ki kendisine solcuyum ya da devrimciyim diyenler dahi feodal kültürün büyük etkisi altındadır. Bunlar bazen feodallerden daha feodal ve moralisttirler. Kendim buna şahit oldum. Örneğin kadınlar konusunda.
Orta Doğu’da kadın yoktur. Kadın, feodal Orta Doğu’da bir kuluçka makinesidir; çocuk doğurur, ev işi ile ilgilenir. Hepsi bu kadar. Cinsel organları, ağzı-burnu, kolu, gözü her şeyi erkeğe aittir. Kadın erkeğin kölesidir. Eğer herhangi bir toplumda kadın hayatın her alanında yerini alamamış, özgür değilse, o toplumun gelişmesi mümkün değildir.
Orta Doğu’da çokça namus ve şereften konuşulur. Her şey kadına endekslidir. Eğer bir erkeğin kız kardeşine ve eşine bir şey olursa, erkeğin kendisine olmuş demektir. Kadının, kız kardeşinin, annesinin kendi dili yoktur, çünkü kendisi de yoktur. Kadın neden özgür bir insan olarak var olamıyor, kendisine sahip çıkmıyor, “benim vücudum bana aittir, istediğimi onunla yaparım” diyemiyor? İşte Kürd forumları. Tartışan baştan sona hep erkekler. Sahi Kürdistan’da kadın yok mu? Benim bildiğim kadınlar her toplumda sayı olarak erkeklerden daha çoktur. Nasıl olur da bu forumlarda bir kadın dahi düzenli yazmıyor?
Orta Doğu kültürsüzlüğünden iğreniyorum. Örnekler anlatmak ile bitmez. Bir rezalettir Orta Doğu toplumu. Metro ile giderken görüyoruz Orta Doğu’nun gençlerini. Sanki hayvanat bahçesinden yeni çıkmışlar. Kültürlü insan değil, en kültürsüz insanlardır. Sağına soluna bir yabani maymun gibi vurup bağırıp çağırıyorlar. Hepsini aynı kefeye koymak istemiyorum tabii. Ayırt etmemiz lazım. Fakat sıradan bir Avrupalı veya Amerikalı da bunu yapabiliyor mu? Tabii ki Batı’da da kültürsüz birçok insan vardır. Ama azınlıktadırlar. Orta Doğu’da tam tersi.
Onun için ilkin kültürleşmek, ya da var olan kültürü mükemmel geliştirmek, gelişen her şeye açık olmak gerekir diye düşünüyorum. Biz eski olan şeylerden neden diretiyoruz ki? Batı’da da yaşayanlar da insandır. Bizi onlardan öyle ayırt eden nedir? Ama bunların müziği, kültürü oldukça gelişmiştir. Ben kendim örneğin Orta Doğu müziği hiç dinlemedim ve dinlemekte istemiyorum. Nedir o hep ah-vah, sevgilim, ben senin için ölürüm bilmem ne! Müzik değil, ağlayıp sızlıyorlar. Belki de büyük kaybettiklerindendir.
Evet, Orta Doğu insanı yazıyı bulmuş, dili bulmuş, hayvanı ve tarımı evcilleştirmiş, fakat gerisini getirmemiş, şimdi de oturup ağlayıp sızlıyor.
Ağlayıp sızlamak ile kim bu güne değin neye ulaştı? Artık kendimizi toparlamamız lazım diyorum. Marx ve Lenin’i kalıplaşma öğrenmek ile bilimin her türlüsünden uzak, devrim mi yapılır? Lenin objektif ve subjektif koşulların oluştuğu bir dönemde iyi politika yaparak ilk sosyal devrimi yaptı. Mao da bunu başardı. Fakat sonları ne oldu? Kültürsüz Orta Doğu’da bunlar dahi çıkmıyor.
Demokrasi bir kültürdür. Demokrasi kültürü, diyalog, bilim Orta Doğu’ya yerleşmediği sürece kurtuluş yoktur. Kürdler Doğu’ya değil Batı’ya bakmalıdırlar. Doğu’da şimdilik acı ve eziyetten başka bir şey yoktur. Batı’da öğrenilecek çok şey vardır: Müziğinden fiziğine kadar. Japonlar gibi gerekirse kopyalarız, daha iyisini, daha orijinalini yaparız diyeceğim ama gerici feodal kültürü her şeyin önünde neredeyse bir engel oluşturuyor. İlkin bunu aşmak gerekiyor; Devrim budur.
Tekerleği, yazıyı vs’yi bulan Orta Doğu insanı neden utanıyor? Niye ağlıyor, sızlıyor? Niye ayaklanmıyor, hakkını aramıyor, bulduğu tekerleği, yazıyı geliştirmiyor, başkalarına yaptırıyor? Biz kör müyüz? Sağır mıyız? Dilsiz miyiz? Onlarda olan bizde de yok mu? O halde problem ne? Sömürü mü? O zaman karşı çık! Sen kültürleşemiyorsan başkaları ne yapsın? Orta Doğu insanı kendi yapamadığı her şeyin suçunu dışarıda arar. Kendisinde hiç aramaz. Oysa en büyük suçlu kendisidir. Başkaları elbette seni sömürmek isteyecek. Yaptırma o zaman! Ağlayıp sızlayacağına, mücadele et!
Orta Doğu’da ideolojik dogmalar çoktur. Her şeyin yasak, her şeyin günah, her şeyin olmayacağı bir toplumda mücadele etmek, yasakları delmek, günahları yok etmek, olmazı olmak kılmak zordur. “Yeni” kuşak bu zoru sorumluca üstlenmelidir.
Bilindiği gibi hiçbir Peygamber Batı toplumundan çıkmamıştır. Hepsinin kaynağı Orta Doğu’dur. Bu tesadüf değildir. Doğu başından beri duygusaldır. Cennet, cehennem, yasaklar, günahlar, olmazlar, her şey Orta Doğu’ya aittir. Batı’nın rasyonelliği sonradan bilim ile başlar. Bilim ile tanışan bir insan ağlamaz, sızlamaz, akılcıdır. Ağlamak, sızlamak, üzgünlük duygusal olan Doğu’ya hastır.
İnsanlığın beşiği Doğu, ilk uygarlıklar ne oldu?
Feodal kültür ile hiçbir yere varamayız!
Her şeyin günah olduğu, her şeyin yasak olduğu bir toplumda gelişmek mümkün değildir. Neden bir zihniyet devrimi yapamıyor, günahları, yasakları delip özgürlüğü haykırmıyoruz?
Alan Lezan, Berlin – 10. Nisan 2004 19:54:53