Umut, Mücadele ve Sabır: Kürdlerin Özgürlük Arzusu

Biliyorum, her gün sosyal medyada aynı konular üzerine yazmak ve yıllarca kendini tekrarlamak, kayda değer bir sonuç alınmazsa insanlarda bıkkınlık, umutsuzluk ve karamsarlık yaratabilir. 

Ancak çok sabırlı olup pes etmemek gerekiyor.

Bu nedenle “Kürdlerin Bağımsızlık Mücadelesi: Umut ve Zorluklar” başlıklı makalemi yazdım. 1998’den beri sosyal medyada birçok değerli insan tanıdım ve bunların büyük bir kısmı bu nedenlerden dolayı pes etti.

Bana şunları söylüyorlar:

  • Kürdlerden ‘adam’ olmaz! Sen boşuna kendini yoruyorsun, Kürdlerin devletleşmesinde ne çıkarın var?
  • Kürdler hiçbir zaman devlet ve bağımsız olmaz, sen boşuna kürek sallıyorsun. Kürdlerle uğraşmaya değmez!
  • Sen hayalperest ve megalomansın!
  • Sen falcı mısın?
  • Sen çok radikal ve fanatiksin!
  • Sen çok safsın ve politikadan anlamıyorsun.
  • Sıcak evinde büyük konuşmak kolay, sen de o cesaret varsa silahını al dağa çık. Bağımsızlık bedel vermekle olur!
  • Niye Güney’e gidip Mesut Barzani’nin koltuğuna oturup bağımsızlık ilan etmiyorsun?
  • Sen Barzanilerin ajanısın!
  • Eğer siz de cesur ve bilgeyseniz, meydan sizin, gidin lider olun, bakalım kim sizi durdurabilir.
  • Kimsin ki, Mesud Barzani’ye saygıyla yaşamını Kürtlere ve Kürdistan’a adadığı için eleştiri yapabilirsin? Söyle bakalım, sen kimsin ve Kürdistan için ne yaptın?
  • Vs.vs…uzayıp gidiyor…

Varsın bu dedikleriniz doğru olsun, benim yazmakla ne kaybım var? 

Ben özgür bir bireyim ve herkesi eleştirme hakkım vardır. Her örneğin Mesud Barzani’yi eleştiren gidip onun koltuğuna oturması mı gerekiyor? Hem sonra Barzaniler gelip benim gibi bir Dersimliye koltuğunu mu verir? Barzani her kendini eleştirene koltuğunu verse sırada bekleyen 100 binlerce insan var, sıra bana gelir mi? Neden böyle ahmakça konuşuyorlar bilmiyorum, kısa keseyim: 

“Kısaca Kürdlerde Eleştiri ve Öz Eleştiri Üzerine” adlı makalemi alanlezan.net adlı sitemde okuyabilirsiniz…

Kaldı ki araştırıp yazarken çok şey öğreniyorum ve kendimi geliştiriyorum. İnsan yazmakla daha iyi öğreniyor ve her şey bedava olmasıda, bana büyük bir zevk veriyor. Bu yazılarımdan dolayı size batan nedir? Yazılarım ve düşüncelerim hoşunuza gitmiyorsa, atın beni arkadaşlıktan, oldu bitti.

Ben ise “Yaptıklarımdan ne pişmanım ne de bu davadan vazgeçeceğim. Sömürgecilerin inadına ve o varoştaki milyonlarca çocuğumuzun hatırı için Kürdistan bağımsız olana dek, zamanım oldukça elimden ne geliyorsa onu yapmaya çalışacağım,” diyorum. Varsın Kürdistan’ın bağımsızlığı “hayal” olsun. Bizi ayakta tutan, yaşama bağlayan hayallerimiz, umutlarımız ve düşlerimiz değil mi?

Benim gibi binlerce Kürdün büyük idealler ve hedefler için çaba harcaması, insanın içindeki adalet ve özgürlük arzusundan kaynaklanıyor. Harcadığımız bu tür çabalar, zamanla bir araya gelerek büyük değişimlere yol açabilir. İşte bu nedenle bağımsızlık için verdiğimiz çabalar çok önemli ve değerlidir. Kafanızda bunu anlayacak beyin yoksa, bu benim sorunum değil.

Kürdlerin devletleşmesi ve bağımsızlığı için harcadığımız çaba, sadece bireysel bir katkı olarak değil, kolektif bir bilinç ve hareketin parçası olarak da değerlidir. Her büyük değişim, küçük adımlarla başlar ve kim kendi çapında ne kadar yapabiliyorsa, çabalar bu büyük hedefin bir parçasıdır.

Bu görüşleri dile getirenlerden silah elde dağa çıkmasını beklemek aptallıktır, çünkü her koyun kendi bacağından asılır. Yani herkes yeteneğine ve olanaklarına göre artık ne yapabiliyorsa.

Kürdlerin sefil ve içler acısı durumu beni ve benim gibi binlerce Kürdü derinden etkiliyor ve bu, bu insanların empati yeteneğinin ve adalet duygusunun güçlü olduğunu gösterir. Bu tür duygular, insanları harekete geçiren ve değişim için motive eden önemli faktörlerdir. Bizim bu çabalarımız ve inancımız, başkalarına da ilham verebilir ve kolektif bir bilinç oluşturabilir.

Unutmamak gerekir ki, her büyük değişim, küçük adımlarla başlar. Bizim çabalarımız bu büyük hedefin bir parçasıdır ve zamanla daha büyük etkiler yaratabilir. Bu nedenle moralimi her zaman olduğu gibi hep yüksek tutacağım ve hiçbir zaman pes etmeyeceğim. Bu çabalarım ve verdiğimiz mücadele, gelecekte daha adil ve özgür bir Kürdistan için önemli bir rol oynayacaktır. Buna emin olabilirsiniz. Ve istediğiniz kadar zırlayıp havlayabilirsiniz, hiç umurumda değil.

“Hiç umurumda değilse o zaman neden bunları muhatap alıp onlar üzerine yazıyorsun?” diye soracak olursanız, cevabım şudur: Bu makale, bu sorunu konu eden yüzlerce makaleden ilkidir ve bunu sitemde yayımlayacağım, başka da üzerinde durmayacağım. Bu konuyu işlememin tek nedeni, bu tür söylemler yüzünden pes eden arkadaşlarım dolayısıyladır. Bu tür söylentiler nedeniyle tanıdığım yüzlerce kişi umutsuzluktan ve karamsarlığa düşmekten bu tipler yüzünden sahayı terk etti. Zaten bu tiplerden bizi desteklemelerini ve moralimizi bozmak yerine bize cesaret vermelerini, mücadelemize katılmalarını beklemek safdillik olur. Bize destek olmuyorsanız, bari köstek olmayın!

Allah bunların ne belası varsa versin ve bizden uzak tutsun.

Ayrıca, 100’ün üzerinde makalemin olduğu sitem (alanlazan.net) çok iyi okunuyor ve orada bedava her Kürde açık duracak. İsteyen okur, yararlanır, istemeyen okumaz. Kimseyi herhangi bir şeye zorladığım yok, olamaz da.

Gölge etmeyin, başka ihsan istemem.

Ben yaşadığım sürece Kürdlerin özgürlüğü ve bağımsızlığı için elimden gelen her fedakarlığı yapacağım. Öldükten sonrada yaptığım sitelerim bu görevi üstlenecek ve düşüncelerimi gelecek nesile aktaracak. Bundan güzel daha ne olabilir?

İyi kötü bu kadar yapabildim!

Daha iyisini yapmak içinde kolları sıvayacağım ve benim gibi düşünenlerle birlikte bol bol yazıp çizeceğiz ve sömürgecilerin götünün dibine dinamit koyacağız… Onlara, internet ve yapay zeka çağında nelerin başarılabileceğini göstereceğiz!

Alan Lezan || 28.12.2024

Bütün Kürdlerin bir gün böyle mutlu ve içten gülümsemesi ancak demokratik devletimiz olursa mümkündür…