Karl Marx ve Friedrich Engels ailenin tümden kalkmasını mı istiyorlardı?

Karl Marx ve Friedrich Engels, aile kurumunu kapitalist sistemin bir parçası olarak ele almışlardır. Özellikle Engels’in “Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni” adlı eserinde, aile yapısının tarihsel gelişimini incelerken, burjuva aile yapısını eleştirirler. Bu eleştiriler, ailenin kapitalist düzenin bir aracı olduğunu ve işçi sınıfının sömürülmesine katkıda bulunduğunu vurgular.

Ancak, Marx ve Engels, aile kurumunun tamamen ortadan kalkmasını savunmamışlardır. Onlar, mevcut burjuva aile yapısının değişmesini ve işçi sınıfının özgürleşmesiyle birlikte daha eşitlikçi ve adil bir toplumsal yapı oluşmasını savunmuşlardır. Aile yapısının nasıl everileceği konusunda belirli bir model önermezler, ancak toplumsal değişimin ailenin de dönüşümüne yol açacağını öngörürler.

Marx ve Engels, ailenin tamamen ortadan kalkmasından ziyade, mevcut kapitalist aile yapısının dönüşümünü ve işçi sınıfının özgürleşmesiyle birlikte daha adil bir toplumsal yapının oluşmasını savunmuşlardır.

Marx ve Engels’in aileye dair diğer görüşlerine bakalım:

Ekonomik ve Sosyal Dinamikler: Marx ve Engels, ailenin ekonomik temellerine büyük önem verirler. Onlara göre aile, toplumsal sınıf ilişkilerini pekiştiren bir yapıdadır. Engels’in “Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni” adlı eserinde, aile kurumunun tarihsel olarak nasıl değiştiğini ve kapitalist toplumlarda özel mülkiyetin devamını nasıl sağladığını açıklar.

Kadınların Rolü: Marx ve Engels, geleneksel aile yapısının kadınların ezilmesine sebep olduğunu savunurlar. Kadınların ekonomik ve toplumsal alanlarda bağımsızlığının sağlanmasının, aile yapısının dönüşümünü de sağladığını belirtirler.

Toplumsal Cinsiyet Rolleri: Aile içinde kadın ve erkek rollerinin belirlenmesinde ekonomik ilişkilerin etkili olduğunu savunurlar. Engels’in eserinde, bu rollerin tarihsel olarak erkeklerin ekonomik gücünü pekiştirdiği, kadınların ise çoğu zaman bu güçten mahrum kaldığı ifade edilir.

Ailenin Sosyalist Eleştirisi: Marx ve Engels, kapitalist toplumlarda ailenin mevcut yapısının, toplumsal baskı aracı olarak kullanıldığını ifade ederler. Aile kurumunun, sosyalist bir perspektifle ele alınıp değiştirilmesi gerektiğini savunurlar.

Gelecekteki Aile Yapıları: Marx ve Engels, gelecekteki aile yapılarının ekonomik bağımsızlık, toplumsal eşitlik ve sosyal dayanışma temellerine dayandığını öngörürler.

Marx ve Engels, devletin, sosyalist devrimle birlikte, işçi sınıfının iktidara gelip sınıfsız bir toplum inşa etmeye başladığında kademeli olarak yok olacağına inanırlar. Onlara göre, komünist toplumda devlet ortadan kalkacaktı vs. Soru şudur: Dünyanın neresinde komünizm oldu veya olma ihtimali vardır? Reel sosyalist ülkelerin hepsi neden peş peşe gümbürtüyle yıkıldılar?

Aile, insanlığın en temel ve en eski kurumlarından biridir. Toplumların yapı taşını oluşturan aileler, bireylerin sosyal, duygusal ve ahlaki gelişiminde merkezi bir rol oynar. 

Aile, medeniyetin temel taşıdır. Toplumların gelişimi ve sürekliliği, güçlü ve sağlıklı aile yapıları üzerine inşa edilir. Aile, bireylerin doğumundan itibaren ilk eğitimlerini aldığı, sevgi, saygı, dayanışma ve ahlaki değerleri öğrendiği yerdir.

Aileyi yok edersen medeniyeti, insanlığı yok edersen. İşte bu sapıklıktır.

Aile, bireylerin sosyalleşmesi ve topluma entegrasyonu için birincil rolü oynar. Aile içinde bireyler, toplumsal normları ve değerleri öğrenirler.

Aile, üyelerine ekonomik güvence sağlar ve kaynakların paylaşımı ile toplumsal refahı destekler, bireylerin duygusal gereksinimlerini karşılar, sevgi ve güven ortamı yaratır. Bu ortam, bireylerin psikolojik sağlığı ve mutluluğu için hayati önem taşır.

Aile, bireylerin ilk eğitim aldığı yerdir. Çocuklar, aile içinde ahlaki ve etik değerleri, kültürel normları ve gelenekleri öğrenirler.

Sonuç olarak, aile sadece bireylerin değil, toplumların da gelişimi ve devamlılığı için vazgeçilmez bir kurumdur. Aileler, sağlıklı ve güçlü bireyler yetiştirerek medeniyetin temellerini güçlendirir.

Burada görüldüğü gibi PKK’nin aileyi yok edip “devletsiz, karısız, kocasız bir dünya” çağrısı tamamen sapıklıktır. 

Alan Lezan || 28.01.2025